RuhBilinçaltıKuran, Kainat ve İnsanRüya, Rüya Dili ve Bilinçaltı Sembolizmi

İnsanların Ölüp Yeniden Dünyaya Gelme İhtimali

Reenkarnasyon, şeytanın tarikatı olan spritüalizmin kof bir iddiasıdır. hakikatle bağdaşır bir yanı yoktur.

altyapıdan bağımsız bir üst yapı olamaz. insan şuuru, fizik beden altyapısı ve onun çevreden edindiği deneyimlerin üzerine inşa edilir. bedenden bağımsız bir ruh yoktur. bu ruhun değişik değişik bedenlere girip çıkması yoktur.

şimdi siz diyeceksiniz ki, “eee…senin bu tarifin aynen materyalistlerinki gibi oldu. islam nerde kaldı?”

bu ruh meselesi zaten müslümanlar tarafından dahi anlaşılamamamıştır. ayet ve hadislere tam nüfuz edemedikleri için kafalarındaki resim net değildir.

arkadaşlar size garip gelecek belki ama materyalistlerin ruh tarifi çok eksik bile olsa diğer görüşlere nazaran daha doğrudur. ne der ruh hakkında onlar? “karaciğer nasıl safra salgılıyorsa, beynimiz de düşüncemizi ve şuurumuzu üretir. ruh ancak bu şuurdan ibarettir”

evet bu tarif doğrudur. ancak eksik olan şudur ki, insan çok katlı ve çok boyutlu bir varlıktır. hem insanda hem de evrende ruh bir üst boyuttur. aynayı misal verelim konu için: arkadaki kaba sır kısmı madde alemidir. o kaba sırrın üstündeki cam tabaka ruhtur. ikisi arasındaki parlak yansıtıcı gümüş yüzey ise arştır. arş adeta devasa bir ayna gibi muazzam bir ilahi tecelli altındadır. tarihte bol bol gereksiz yere tartışılmıştır bu mevzu. konuya ilgisi olan bilir. “allah arşta oturur vs…” şeklinde…halbuki konu çok basittir. güneş aynaya aksettiği zaman bir suretini, bir kopyasını aynanın yansıtıcı yüzeyine bırakır. bu durumda evet “güneş aynaya oturmuştur” diyebiliriz belki; ama diğer cihetten ve reel olarak güneşin aynaya sığması imkansızdır. tarihte kelli felli bir çok adamın tartışıp, kavga edip işin içinden çıkamadığı konu bu kadarcıktır işte, hepi topu.

hem kainatın hem de küçük ölçekli bir kainat olan insanın yapısı bu şekildedir. dikkat edin ruh boyutu tektir. tek bir tane ruh vardır ve o da kainatın şeffaf üst boyutudur. tabii siz burada hemen diyeceksiniz “eee kişisel ruhlarımız yok mu?” kişisel ruh dediğimiz şey, bizim fizik bedenimizin ruh boyutundaki izidir belki. ilkokulda yaptığımız patates baskı gibi düşünün.

netice itibariyle bizi biz yapan şey, genetik özellikleri ile kayıtlı fizik bedenimiz ve onun bulunduğu çevredir. bedene girip çıkan, bedenler arasında dolanan seyyal ve bağımsız bir ruh yoktur.

kimi zaman denk geldiğimiz eski hayatlarını hatırlayan insan haberleri de insanlığın ortak bilinçaltından yansıyan şeylerdir. evet hepimizin tıpkı bir network ağı gibi bağlı olduğu ortak bir bilinçaltımız da vardır ve bu bilinçaltı sürüngenler, dinazorlar çağına kadar her hayatın hikayesini bilinçaltı lisanıyla veritabanında bulundurur. (her birimizin sahip olduğu iblis boyutu da bu konulara dahildir. bunları da başka entrylerde işleriz artık nasipse)

isnetus 03.06.2020 10:12

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu