
Hepsiburada.com’un En Yeni Dolandırma Taktiği
Evet üçkağıtçı ve ahlakı bozuk bir milletiz.
ancak bunun nedenini şahsi tercihlere, kişilere bağlamak yanlıştır.
her işte olduğu gibi bu meseleyi de sistem çapında ele almalıyız.
niçin üçkağıtçı bir milletiz?
sebep düşük gelirlilik ve fakirliktir arkadaşlar.
dünyanın en sağlam şirketini getirseniz buraya, o da kısa bir süre sonra üçkağıda başlamak zorunda kalır.
kanunlar, tüketici koruma düzenlemeleri vs. bunların hepsi boş laf…(gerçekte her şeyin iktisadi altyapı kaynaklı olduğunu, yukardan kanun zoruyla bir şeyler yapmanın mümkün olmadığını, kemalizmin deforme ettiği kafalara anlatmak elbette mümkün olmamaktadır)
çok sayıda firma, düşük gelirli ve işsizliğin yaygın olduğu bir halka ürün satmak için çabalıyor. sektörde rekabet oldukça yoğun. zira herkes para kazanmak için bir işin ucundan tutmak zorunda.
rekabet ortamında düşük gelirli bir halka mal satmak demek, çok kısıtlı kâr marjlarına razı olmak demektir. kâr marjını artık daha da aşağı indiremeyecek noktaya kadar çekmek zorundasınız. eğer bunu siz yapmazsanız rakip firma yapacaktır.
siz kanun zoruyla firmalara istediğiniz kadar garanti, tüketici kanunu vs. zorlayın durun. bunların altyapıda karşılığı bulunmadıkça hükümsüzdür hepsi. ticari firmalar ne yapsın? o düşük kâr marjı ile istenilen servis kalitesini sağlamaları mümkün olmamaktadır. dolayısıyla öyle veya böyle kaçamak yollarla maliyetten kurtulmak istemektedirler. batmamak için bu yola tevessül etmektedirler. artık olay ufkunu da geçip batma sürecine giren firmalar ise işi düpedüz dolandırıcılığa dökmektedir.
halbuki, müreffeh ve zengin bir ülkede aynı işi yapsalar, rahatlıkla yüksek kâr marjları ile çalışmaları mümkün olacaktı. bu durumda zaten adamlar kendi istekleri ile tüketiciye iyi hizmet sunmayı hedeflerler. marka olabilmek bunu gerektirir çünkü. normal şartlarda hangi firma kendisinden dolandırıcı, üçkağıtçı diye bahsettirmek ister.
asıl suçlu bu ülkenin düzenidir arkadaşlar. bizi geri kalmışlık ve fakirlik kısır döngüsüne hapseden bozuk düzendir.



