Paranın Kulları
Evet doğrudur; bu dünyada para ile elde edilemeyecek şey yok gibidir.
ancak evrenin bütünleşik bir sistem ve mekanizma olarak çalıştığını ve paranın yalnızca buzdağının görünen ucu olduğunu bilenler, parayı başka türlü değerlendirirler.
evet sana çok para verilmiş olabilir. peki o para senin için bir nimet midir yoksa lanet midir? geniş imkanlara sahip olmak seni allah’a yaklaştırıyor mu yoksa uzaklaştırıyor mu? eğer para seni allah’tan uzaklaştırıyorsa, kesinlikle o para senin için bir lanettir.
mesela, bir kimse diliyle değil ama lisan-ı haliyle, fiilleriyle, tuttuğu yol ile, “allah’ım bana dünyalık ver, ben ahiret falan istemiyorum” şeklinde dua etmiş ve bu yüzden kendisine çokça para verilmiş olabilir.
bir diğerine dünyaya kapılıp allah’tan uzaklaşmasın diye az rızık verilmiş olabilir.
bir diğerinin ise işlediği günahlar nedeniyle ceza olarak rızkı kısılmış olabilir vs…
kısacası parayı veren de vermeyen de rabb’tır(rabb= en büyük terbiye edici). o kulunun tercihlerine, ezeli istidadına göre bakar ve ona göre çok verir, az verir veya vermez. hepsi de o kulları için olabilecek en iyi senaryodur. hepsinde rahmet ve merhamet vardır veya lanet de söz konusu olabilir.
verenin de vermeyenin de, türlü türlü vesilelerle yükseltenin de alçaltanın da ancak rabb olduğunu bilmezsek ve doğrudan doğruya her şeyin paraya bağlı olduğunu ve ne yapıp edip zengin olmak gerektiğini zannedersek, artık gerisi çorap söküğü gibi gelir. pratikte hiçbir inancımız kalmaz. para için her şeyi ama her şeyi yapabilir hale geliriz.
iblisten bile daha aşağı bir mahluka dönüşürüz. zira iblis bile meselenin para olmadığını, bin bir çeşit hikmetle verenin de vermeyenin de, alçaltanın da yükseltenin de rabb olduğunu bilmektedir.
bize düşen elimizden geldiğince hakikat yolunda ilerlemeye çalışmaktır. verirse şükretmeye çalışırız, vermezse de rabbın ancak hikmetle iş yaptığını düşünürüz. bu noktada duamız da şu olsun:
“rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr- rabbimiz bize dünyada iyilik ve nimetlerini ver; ahirette de iyilik ve nimetlerini ver; bizi ateşin azabından koru”.



