ŞeytanAllah'ı Bilmek (Marifetullah)Boyutsal KatmanlarDiyalektikMelekNefs, Benlik-EgoRuhŞuur-Yüksek Şuur-Düşük Şuur

Rakı İçip Gülümseyen Kız

İnsanı ve onun hayatını bir işletme benzetmesiyle ele alabiliriz.

bir ticari işletme gün içinde sayısız operasyon yapar. her bir operasyonundan kâr elde etmesi mümkün değildir. kesinlikle bazılarından zarara girecek, bazılarından da kâr elde edecektir. itibar, gün sonundaki hesap dökümünedir. günü zararla mı kapattın yoksa kârla mı?

şeytan yani bilincimizdeki antitez kutbu, insan bir yanlışa düştüğü anda devreye girer ve “sen şu şu günahları işliyorsun, bundan sonra iyilik yapsan ne olacak, hepsi boş. sen bittin artık. sen ne kadar utanmazsın, ne kadar korkunç bir adamsın” vs. şeklinde telkinlerde bulunur. amacı fırsattan istifade onu iyi işlerinden de düşürmektir. halbuki tıpkı işletme misalindeki gibi insanın hayattaki tüm işleri de birbirinden kopuktur. iyi işinden kâr ve gelir elde ederken, kötü işinden de zarar yazar. günün sonunda kâr fazla ise o kişi kurtulmuştur.

genelde bir kimse müslüman olunca sanki melek olması gerekiyormuş gibi bir algı vardır. böyle bir şey mümkün değildir. zira insan denen canlı, hayvan-şeytan-melek koalisyonudur. bu koalisyon ortaklarından herhangi biri eline fırsat geçtiği anda, insanı kendi tabiatına uygun işe çekip götürür(insan bedeni itibariyle hayvan, nefsi itibariyle şeytan, ruhu itibariyle melektir).

dolayısıyla kim olursa olsun her insan kimi dönemlerde yanlış işlere girebilir. asıl tuhaf olan insanın bu temel özelliğini yok farz etmektir. hatta diyebilirim ki, insan yanlışa düşmeseydi bilinç olarak yükselemez ve marifet elde edemezdi(marifet= allah’ı bilmek ve tanımak). zira yanlış ve karanlık işler ve şeytan, diyalektiğin olumsuz ayağını teşkil ederler ve şuur ancak iki zıt kutup arasında mekik dokuyarak bir üst seviyeye yükselebilir.

eğer insan yanlış bir işte takılı kalır ve orada karar kılarsa, işte bu gerçekten felakettir. belki de asıl ve en büyük günah budur; çünkü artık şuur o noktada tıkanmış ve ilerleyemez hale gelmiştir.

su kesiksiz hareket, zikir, ahenk, şırıltı
akmayan kokar diye esrarlı bir mırıltı

ve son olarak şunu belirteyim:

az iyiliği olup yanlışları çok olan ama marifet sahibi kimse, çok iyiliği olup az günahı olan marifetten uzak kimseden hayırlıdır; çünkü marifet sahibi kimse, az iyiliğini kat kat değerli hale getirmeyi bilir ve yine o marifeti sayesinde günahlarını sildirmenin bir yolunu bulur. diğeri ise her daim iyiliklerinin bile günaha dönüşme riskiyle karşı karşıyadır.

sonuç: türbanlı olduğu halde içki içiyormuş…hiç umrumda olmaz… ne garipserim, ne de şaşırırım…onunla biraz konuşabilseydim elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışırdım. buraları okuyorsa bana mesaj atabilir…

isnetus 10.05.2022 13:36 ~ 14:08

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu