Fethiye’de Yakalanan Fantazi Düşkünü Cinci Hoca
Büyü ve cin işleri ile uğraşanlar zaman içinde şeytanın maskarası olurlar. hatta bizzat şeytanın ta kendisi olurlar da haberleri olmaz. kaçınılmaz bir sonuçtur bu.
büyücülük size güç teklif eder. emmare dünyasının bir mensubu için dayanılması zor ve çekici bir tekliftir bu.
bir emmare(tabiat ve madde seviyesine düşmüş şuur) kaynak ile bağını kesmiştir. sonra da kendini bağımsız ve güç sahibi bir varlık olarak kabul etmiştir. işte kişi bu kabullenime girdiği anda, madde ve tabiat seviyesine düşer. artık o kimse güçlünün zayıfı yediği tabiat kurallarına tâbîdir.
emmare kendini bağımsız bir birim olarak kabul ettiği için, kendi cüzi güçleri ile baş başa bırakılmıştır. bu onda müthiş bir güçsüzlük, zayıflık ve korku hissine neden olur. oysa vahşi tabiatta hayatta kalabilmenin birinci şartı güçlü olmaktır.
emmare bilinç, kendini güçlü hissedebilmek için değişik yollara başvurur. bir cemaate, derneğe, partiye, gruba katılmak, geniş çevre edinmek, asker polis olmak, üst yönetici olmak vs. gibi…işte bu noktada bir kısım emmare bilinçler tarafından büyü ve sihir, cincilik yöntemi de güç elde etmek için alternatif bir yol olarak görülebilir.
emmare bilinçte, yani madde seviyesine düşmüş bilinçte kalanlar, cehennemde mahsur kalmış olurlar. unutmayalım madde dediğimiz ortam aslında yoğunlaşmış bir enerjiden ibarettir(enerji=nar=ateş).
kendini bağımsız ve güç sahibi bir varlık olarak görürsen, diğer varlıkları da aynı minvalde görürsün. bu sefer kendinden güçlü gördüğünden korkarsın. tüm dünyayı kendine tehdit olarak algılamaya başlarsın. artık korku, endişe, kuruntu, bunalım, çaresizlik senin yazgın olur. bundan âlâ cehennem mi olur? daha ne cehennemi arıyorsun? görmüyor musun ateş seni hem içinden hem dışından çepeçevre kuşatmış durumda. eğer bu bilinçten sıyrılamadan ahiret alemine intikal edersen, artık ateşin daimi olacaktır.
ateşten, cehennemden kurtulmanın tek yolu, “la ilahe illallah” bilincine ve yaşantına ulaşmaktır. başka herhangi bir yolu yoktur. tevhidi idrak eden kişi, cüzi gücünden vazgeçer ve varoluşa entegre olur. cüzi ve birimsel varlığına ve onun güçlerine dayanmaz veya cüzi ve birimsel güçlerini artırmaya çalışmaz. zira bu yol firavunların, deccalların yoludur. şeytan o yüzden insana güç teklif eder. onu birimsel varlığına ve cehenneme ebediyen hapsedebilmek için… tevhid ehli artık bütünün istilasına uğramıştır. cüzi varlığından ve onun güçlerinden vazgeçmiş ama tümü bulmuştur. artık onda herhangi bir korku, endişe, evham kalmamıştır. huzur ve sonsuz mutluluk onun için daimidir. dış dünyanın üzücü hadiseleri her ne kadar ona elem verse de, bu ancak surette ve zâhirde kalır, kalbine işlemez. işte bunlar cennet ehlidir. dünyada kalben, ahirette ise hem kalben hem de zâhiren saf nurdan cennet ortamında bulunurlar.
cüzi ve birimsel güçlerini herhangi bir yolla artırmaya çalışırsan, bu senin iyice ateşe gömülmene neden olur. cüzi ve birimsel varlığından ve onun güçlerinden vazgeçersen, bütünü yani hakkı bulursun. imanın teklifi nerede, şeytanın teklifi nerede? taban tabana zıt olgulardır bunlar…
“bu dediklerin çok karmaşık, bir şey anlamadım mı diyorsun?”…o zaman sana daha basitini söyleyeyim: peygamberin izinden git, tavsiyelerine uy, yasakladıklarından kaçın… büyü, sihir, astroloji gibi şeytan işlerinden de uzak dur. yine onların sana telkin edeceği reenkarnasyon vb. çarpık algılara da itibar etme. bunların hepsi şeytan ilkasıdır.



