
24 Haziran 2018 Kemalizmin Cenaze Töreni
Türkiye’de gerçeklerin üzerini örtmek için siyasi tartşmalar ideolojik mücadeleye hatta kamplaşmalara evriltiliyor. kitlelerin manipülasyonu bu şekilde kolay oluyor çünkü.
türkiye iyi yönetilmiyor. akp öncesinde de iyi yönetilmiyordu; hatta daha da kötü yönetiliyordu.
bu noktada çok sayıda neden sayılabilir ama bunların kimseye faydası olmaz. o yüzden ben meselenin püf noktasına parmak basmak istiyorum.
türkiye’deki kötü yönetimin ana sebebi, niteliksiz ve gereğinden fazla personele sahip olan hantal devlettir. niteliksizlik kısmını da geçebiliriz; niteliksiz de olsa küçültülmüş bir devlet derdimize büyük ölçüde deva olurdu. sayıları gerekenin çok üzerinde olan asker, polis, jandarma başta olmak üzere tüm diğer memur kadroları devleti parazitik bir organizasyona çevirmektedir. bir de bunlara ihale vs. yollarla hazineden geçinmeli harici unsurları eklersek, korku filmi senaryosu gibi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu anlarız.
bu aşamada rica ediyorum türkiye ile avrupa ülkelerinin memur kadrolarının nüfusa oranlarını getirmeyin. her ülke kendi şartlarına göre ele alınır. bizim organizasyon seviyemiz ve toplumsal gelişmişlik düzeyimiz onlarla aynı değil çünkü. bunu yapan cahil değilse, kötü niyetlidir.
daha meselenin en kötü yönüne gelmedik. o ne biliyor musunuz? bu rezil yapıyı ıslah edecek, reforme edecek herhangi bir siyasi irade türkiye’de bulunmamaktadır; çünkü türkiye’de siyaset bu parazitik yapıdan ulufe dağıtmak üzerine kurulmuştur. ulufe karşılığı oy verecek ve mücadeleye destek olacak taraftar kitleler oluşturulur.
iktidara kim gelirse gelsin bu yapı değişmeyecektir. değişen sadece parazitik kitlenin bir kısmı olacaktır ve bunlar ülkenin geleceğini çalmaya, milletin kanını iliğini kurutmaya devam edeceklerdir.
o yüzden ey ahali, ben gelişmekte olan ülkeler için demokrasinin bir zehir olduğunu düşünüyorum. demokrasi hem zehirdir hem de dış güçlerin ülke üzerindeki kontrolünü kolaylaştırır. zira güç dengelerine müdahale edip kolayca istedikleri yöne manipüle edebilirler.
hep söylediğim gibi, ben gelişmekte olan ülkeler için en ideal sistemin kapitalist kalkınma modelini benimsemiş ve asla devletçiliğe prim vermeyen tek parti yönetimi olduğuna bütün kalbimle inanıyorum. geçmişin güney kore’si veya halihazırdaki çin bu noktada güzel örnektir.



