
– Üstbeyin bilim yapar, altbeyin sanat.
– üstbeyin evreni analitik olarak inceler. en küçük parçalarına, unsurlarına indirgemeye ve aralarındaki ilişkileri kavramaya çalışır. üstbeyni tanımlamak için “zeka” kelimesi uygundur.
– altbeyin ise bütüncüldür. evreni bir bütün olarak kavrama yeteneğindedir. ancak bütünlük dahi derece derecedir. en düşük mertebede bütünün çok silik bir görüntüsü varken. derece derece yukarı çıktıkça bütünlüğün netliği artar. bir başka deyimle aynı resmin çok daha yüksek çözünürlüklü versiyonlarına ulaşılır. bu seyrin sonu yoktur. bir yukarı mertebede hep daha net bir resim vardır. altbeyni tanımlamak için “akıl” kelimesi uygundur. (günümüze kadar akıl kelimesi büyük bir anlam kayması yaşamış ve bütüncül kavrayışı temsil eden özgün ve ilk anlamını kaybetmiştir).
– evreni bütüncül olarak kavramanın ustaları peygamberler ve evliyadır. bu zatlar altbeyinlerini çok yüksek titreşim frekanslarına çıkarıp evrenin bütüncül fotoğrafına ulaşmayı başarmışlardır.
peki bu bütüncül foto da ne gördüler dersiniz?
ancak hakkı gördüler. zira evren dediğimiz bütüncül yapı, yokluk aynasında hakkın tezahür etmesinden ibarettir. kısacası evren hakkın ayna görüntüsüdür; hakkın gölgesidir veya hakkın esmasının belirimidir. dikkat! evren hakkın bizatihi kendisi değildir. aynadaki görüntü ile o görüntünün sahibi aynı varlıklar olamaz.
– insanların en akıllıları peygamberler ve onların kamil varisleri olan evliyadır. “kişinin dini aklı kadardır” hadisi, akıl kelimesinin özgün anlamına göre değerlendirilmelidir. yani kişinin altbeyni ne kadarlık bir gelişmişliğe sahipse, o kadar net bir hologramik evren görüntüsüne ulaşır demektir. böylece o derece hakkı bilmiş olur.
– evreni bir de nur boyutuna erişim sağlamadan sadece enerji boyutu itibariyle bütüncül olarak kavramak durumu vardır ki, bunlar da deccalist tayfadır. bunların da kendilerine göre yüzeysel dinleri ve sanatları mevcuttur. bâtıl sanatçılar hep bunlardan çıkar.
altbeyin mi üstbeyin mi üstündür diye sormak, kuşun hangi kanadı daha üstündür diye sormakla eşdeğerdir. her iki yapı da insanı oluşturan bütünlüğü temin etmekte ve oluşturmaktadır. dolayısıyla sanatın da bilimin de kendine göre yeri ve değeri ayrı ayrı ele alınmalıdır.



