Dünya GörüşüBilimsel Pozitivist ParadigmaBoyutsal Katmanlarİman ve İnkarŞeytanToplumsal Düzen

Öğretmenler Günü

Elbette hiç şaşmayacak.

klişe laflar ve klişe gülücükler, öğretmenliğin kutsallığı falan filan…

tek bir orijinal laf söylemeden, ezelden beri aynı klişeleri utanmadan arlanmadan geveleyenlere ne demek lazım, inanın bilemiyorum…

şimdi öğretmenleri ve yaptıkları işi masaya yatıralım da ne idükleri ortaya çıksın, çok kutsal öğretmenlerimizin.

– eğitim nedir?

+ eğitim bir endoktrinasyon sürecidir; insanı programlamak veya ona işletim sistemi yüklemek gibidir. belli bir paradigma veya dünya görüşü doğrultusunda insanı şartlamaktır.

– bu durumda öğretmenler endoktrinasyon işleminin uygulayıcıları mı oluyorlar?

+ elbette…öğretmenler önce kendileri endoktrine edilmiş, sonra da aynı işlemi körpe dimağlara tekrarlamaları için görevlendirilmiş kimselerdir.

– endoktrinasyon dediğiniz şartlama işlemi, kötü ve şeytani bir olgu mudur?

+ insanı neyle ve nasıl bir paradigma ile endoktrine ettiğinize göre değişir bu sorunun cevabı. eğer empoze edilen paradigma, insanın varoluşa uyumlanmasına hizmet ediyorsa değerlidir. ondan koparıyor ve uzaklaştırıyorsa, şeytani ve de lanetli bir işlemdir. zira varoluştan kopan kimse acı çeker; her geçen gün battıkça daha da batar.

günümüzde insanlara empoze edilen dünya görüşü, bilimsel pozitivist paradigmadır. bu paradigma evreni yüzeysel bir biçimde ele alır. her ne kadar madde ve enerji boyutlarını incelemek için başarılı bir yöntem içerse de, kişiyi varoluşun içyüzü olan melekût boyutuna ulaşmaktan alıkoyar. böylece insanı kendi özünü ve hakikatini tanımaktan uzak düşürür ve varlığın sırrına ermesini engeller ki, insanın ve evrenin yaratılmasının temel sebebi budur; yani yaratılıştan gaye, insanın önce kendini, sonra evreni, sonra da evrenin yaratıcısını tanımasıdır. dolayısıyla bilimsel pozitivist paradigma, tamamen şeytani bir evren algısı ve dünya görüşüdür. dimağlara onu zerk etmek de şeytani bir işlemdir. onun empoze edicileri olan öğretmenler de şeytani bir işin uygulayıcısıdır. işte günümüzde öğretmenliğin içyüzü budur.

eğer böylesine sapkın, şeytani ve deccali bir paradigma yerine varlığı olduğu gibi tanımayı sağlayacak ve bizi melekût boyutuna yani melekler alemine taşıyacak bir paradigmamız ve dünya görüşümüz olsaydı, insanlarımızı onunla endoktrine edebilseydik, işte o zaman çok kutlu bir iş yapmış olurduk. onun uygulayıcıları olan öğretmenler de çok mübarek varlıklar olurlardı.

faraza anaokulundan üniversiteye kadar nurani bir paradigma yürürlükte olsaydı, tahminimce üniversiteyi bitirenler aynı zamanda velayet mertebesini de elde etmiş olurlardı. yani üniversiteyi bitirenler aynı zamanda evliya da olmuş olurlardı. şimdiki durum ise tam tersidir. üniversiteyi bitirenler az veya çok şeytanlaşmış, deccallaşmış olarak süreci tamamlıyorlar. okumak onları hakikate yaklaştırmıyor; bilakis uzaklaştırıyor ve inkarlarını artırıyor.

isnetus 24.11.2021 13:46 ~ 15:31

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu