Anlayışta Yenilik21. Yüzyıl İslam AnlayışıAkıl- ÜstbeyinPsikoloji

Tecdid/Yenilenme

Ne kadar akıllı olursanız olun, hatta bin dehanın aklına sahip olun, onunla üreteceğiniz din gerçekte yalnızca bir dogmadır, bir ideolojidir. semeresi de ancak kan ve gözyaşı olur. bu Rab’lığa soyunmanın had cezasıdır.

“Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm sadece Allah’a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (yusuf, 40)

aklınızın muazzam seviyelerde iş görmesi size avantaj sağlamaz bilakis daha da dibe batırır. çünkü sonsuza nispetle herhangi bir sayı değeri, (bir de olsa, bir milyon da olsa) aynıdır, fark etmez.

bu sebeple din bir akıl işi değildir. cüzi şuurun, evrensel şuurun içinde erimesi sonucu yaşanan bir hâldir. hiçbir tanıma sığmaz. ancak bu halin sahibi, evrensel şuurun ışığında gündelik problemlere çözüm ürettikçe, akıl ehli o çözümleri benimser ve kıyas yoluyla teksir eder ve zaman içinde din bir dogma haline gelir ki, kaçınılmaz bir süreçtir.

dinde tecdid/yenilenme denen olgu, yeni bir hakikat ehlinin yani varoluşa katılıp onun yaşantısına ermiş bir insan-ı kamil’in zuhur edip, dini zaman içinde birikmiş akli, nefsani, şeytani tortulardan temizleyip aslına irca etmesidir.

allah’ın âdetidir ki, vahiy indirdiği ve hitap ettiği toplum, kültür ve insanların anlayışını esas alır ve mesajlarını o çerçevede sunar. buna “tenezzül-ü ilahi” denir.

1400 yıl öncesinin belirli bir toplum ve kültürüne göre inmiş mesajları bağlamından soyutlayıp, saf manaya ve özüne inemedikçe, o hükümleri günümüz toplumlarına taşıyamayız. olduğu gibi taşımaya kalkarsak bünye doku uyuşmazlığı sebebiyle red tavrı gösterecek ve işler karmakarışık bir hal alacaktır.

işte günümüz müslümanlarının yaşadığı büyük bunalımın kaynağı budur.

inandıkları ile hayatın pratiği çelişmekte ve müslümanı büyük bir gerilime sürüklemektedir. bu gerilimden kurtulmak için ya dinden imandan istifa edecek veya işin hakikatına yükselecektir.

ikisini de yapamayınca büyük bir infial ve bir intihar psikolojisi durumu söz konusu oluyor.

velhasılı kelam, bize ekmek ve sudan bile önce bir müceddid(yenileyici) lazım. aksi takdirde islam dünyası bu bataklıkta debelenmeye devam edecek.

isnetus 17.07.2015 11:44 ~ 12:04

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu