Sanayileşme Süreci ve AltyapıEkonomiİdeolojiSiyasetToplumsal Düzen

Türkiye’nin Düzeni

İki gün önce eskilerden bir arkadaş geldi yanıma. sohbet esnasında, adını vermeyeceğim bir devlet kurumunda çalışan, bir arkadaşını ziyaretinden bahsetti.

söz konusu kurumda çalışan memurlar, sabah bahçede kahvaltı yapmaya başlıyorlar. kahvaltı onbire kadar devam ediyor. sonra üstüne kahvelerini içiyorlar. derken öğle arası giriyor. öğleden sonra koca ekip sadece bir tane form dolduruyorlar, başka bir iş yok. canları sıkıldığı için pc’lerde oyun oynuyorlar. ayrıca senede bir defa denetime çıkan bu ekip, harcırah da alıyor. bir sürü fatura temin edip harcama kalemlerini şişiriyorlarmış çoğu.

tipik bir devlet kurumu…diğer memurlar bunlar kadar boş değil belki ama yine de aşağı yukarı hepsinde mantalite bu.

devlet kurumuna kapağı atmak ve kolay yoldan geçimini sağlamak yurdum insanının başlıca hedefi olmuş bu yüzden. ancak devlet kurumuna girmek için siyasi ilişkiler gerekiyor.

şimdi ülkemizde siyasi tepişmelerin niçin ölümcül olduğunu anlayabiliriz sanırım. hiçbir vasfı olmayan insanlar siyasi kanallarla memuriyet elde ediyorlar. karşılığında parti savunucusu hatta militanı oluyorlar. parti güdücüleri bir nevi kendilerine paralı asker tutmuş oluyorlar. hiçbir iş yapmadıkları halde dokunulmazlıklarının nedeni bu.

neticede bir siyasi parti iktidarda kalabilmek için böyle devasa bir asalak kitle besliyor. bunun basın yayın medya ayağı da var biliyorsunuz.

peki bu üretime hiçbir katkısı olmayan vasıfsız kitlenin finansmanı kimden çıkıyor? elbette üretim yapanlardan…adamlar uçan kuşa vergi koymuş durumdalar. meyve suyuna, sodaya bile vergi bu yüzden…dolaylı vergileri de hesaba katarsak, aslında patatesin, soğanın üzerinde bile korkunç vergiler var. hepsi bu asalak kitleyi beslemek için…ve bizden cebren tahsil ediliyor.

peki iktidara başka parti gelse durum değişecek mi?

kesinlikle değişmeyecek, ondan emin olabilirsiniz. yalnızca yiyici kitle değişecek. zaman içinde iktidara gelen yeni partinin kadroları ülkeye yavaş yavaş çökecekler.

bu taraftar kitle o yüzden bu kadar militanca davranıyor. bir ideolojiyi savunur görünmelerine aldanmayın, gerçekte bu kitle kendi çıkarlarını savunuyor. hiçbir vasfı olmayan bu parazit güruh başka türlü yaşayamaz çünkü.

bu kadar kaynak israfının sonucunda ülke geri kalmışlık kısır döngüsüne hapsoluyor. evet, bir ülkenin geri kalmasında en önemli faktör budur(somut planda): parazit devlet…düşünün! bir ülke yıllık %7 büyüme hızı yakalasa, 10 yıl içinde ülke milli gelirini ikiye katlıyor. on yılda ülkeye bir ülke daha katılıyor. ne yazık ki, bu söz konusu asalaklar buna izin vermiyor.

türkiye’nin düzeni budur.

not: burada anlatılan düzeni yurt sathına yekpare genelleyin, tebrikler sosyalizm denen en büyük insan icadı illete ulaştınız. zaten kemalizm, sosyalizmin bir alt sürümüdür. normalde hiçbir aklı başında insan bunlara prim vermez. ancak ağır propaganda altında kalan yurdum insanının beyni yanmış olduğu için kemalizmi bir şey zanneder.

halbuki gerek sosyalizm gerekse kemalizm, deccalizmden birer şubedir. biri ruhların vebası diğeri ise hummasıdır.

isnetus 16.08.2019 10:07 ~ 11:01

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu