Allah'ı Bilmek (Marifetullah)Boyutsal KatmanlarCennet ve CehennemEvliyalaribadetNamazSure, Kıssa ve Mitoloji ÇözümlemeleriZikir (Titreşim Frekansı)

Yol 3

“Allah merhametinin çokluğundan cennete giriş için nefsin itminanı şart koşmadı, kalbin tasdikini yeterli gördü” der büyük üstadımız imam-ı rabbani hazretleri.

vakıa suresinde de bu konuya değinilmiştir. buna göre insanlar sol ehli, sağ ehli ve mukarrepler(yakınlar) olarak üç gruba ayrılmıştır.

namaz, zikir, tesbihat gibi uygulamalar tamamen nur boyutundan indirilmiştir. bunlara devam edenler nurani inisiasyona uğrarlar ve kendilerine nur boyutunun kapıları açılır. nur boyutuna geçenler ise, enerji boyutundan yani ateşten kurtulmuş olurlar.

şu an içinde yaşadığımız boyut yani madde alemi, enerji boyutu kapsamındadır. zaten madde dediğimiz olgu, enerjinin(ateşin, narın) yoğunlaşmış halinden başka bir şey değildir.

enerji boyutunda yani ateş yurdunda yaşamanın nasıl bir şey olduğunu aslında herkes çok iyi bilmektedir. zira el an hepimiz bu boyutta yaşamaktayız. savaşların, zulümlerin, hastalıkların ve bin bir türlü acıların hüküm sürdüğü bir ortamdır bu boyut. tüm bu acıların sebebi son tahlilde madde ve enerjinin doğası ve yapısıdır. madde ve enerjinin yoğunluğu ve katılığı bunlara sebebiyet vermektedir. bu nedenle eskiler “dünya cehennemden bir şubedir” demişlerdir.

nur boyutunun doğası da fiziği de tamamen başkadır. oraya geçebilenler çok farklı doğa yasaları ve latif ortam nedeniyle sıkıntısız bir hayata kavuşurlar; ebedi olarak… o boyuta geçemeyip enerji(nar, ateş) boyutunda kalanlar ise ister istemez mahsur kaldıkları boyutun fizik kanunlarına tâbî olurlar ve ona göre bir yaşantıya erişirler.

evrenin bu iki boyutu hakikat lisanında “sağ” ve “sol” kavramları ile ifade edilmiştir. sol enerji boyutuna, sağ ise nur boyutuna işaret eder. yine deccalın sağ gözünün kör olması aynı kapsamdadır ve onun nurani boyutu görebilecek basiretten yoksun olduğuna delalet eder.

kitabı sağdan verilenler, nur boyutuna geçişi tahakkuk etmiş olanlardır. kitabı soldan verilenler ise enerji boyutunda kalmış olanlardır. kitap burada öldükten sonra insandan geriye kalan ve onun tüm kaydını içeren nefs bedenine işaret eder. bunun misali, bir bitkinin güz geldiğinde tüm genetik kayıtlarını taşıyan tohumunu toprağa bırakması ve sonra kuruyup gitmesidir. insanın fizyolojik bedeni de böyledir. tüm hayatının hasılasını taşıyan nefs bedenini salıverdikten sonra ayrışıp toprağa karışır(bu konu zilzal suresinde işlenmektedir. oradaki arz veya yer, fizyolojik bedendir).

mukarreplere(yakınlara) gelince, onlar sadece nurani açılımla yetinmiş kimseler olmayıp, benlik bilinci olarak özün de özüne varmış kimselerdir. bu iş herkesin harcı olamaz. sağ ehli olmak ise herkesin rahatlıkla başarabileceği bir iştir.

isnetus 31.07.2024 08:46

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu