
Rüya:
bir kızı seviyormuşum ve onunla evlenmek istiyormuşum; ama aramızda mezhep ayrılığı olduğu için kızın endişeleri varmış. ailesi ve çevresi beni yadırgayabilirmiş; çünkü ben “şii” mezhebinden imişim; kız ise sünni imiş.
yorum:
Allah’a ulaştıran iki tarz yol vardır: birine seyr-i enfüsi diğerine ise seyr-i âfâki denilir. seyr-i enfüsi kişinin “ben”i üzerinde derinleşmesi ve oradan hakka ulaşması usulüdür. seyr-i âfakî ise ufuklarda yolculuk demektir ve kişinin öncelikle evren üzerinde tefekkür etmesi ve oradan hakka vâsıl olması anlamlarına gelir. birini başarana yolun sonunda diğeri de verilir.
sahabe içinde seyr-i enfüsi’nin temsilcisi hz. Ebu bekir’dir. seyr-i âfakî’nin temsilcisi ise hz. Ali’dir. hz. Ebu Bekir’in yolunda sevgi hasıl olur. o kimsenin Allah’a ve peygamberine sonsuz bir bağlılığı ve muhabbeti(sevgisi olur). hz. Ali’nin yolunda ise ilim hasıl olur. bu yolda evrenin tüm sırları o kişiye açılır. o yüzden Peygamber efendimiz “ben ilmin şehriyim, ali de kapısıdır” buyurmuştur.
rüyada benim “şii” olmam hz. ali yolunda gitmeye çabaladığımı gösterir. tabi siz bu noktada hemen soracaksınız, “başta iran olmak üzere dış dünyada da şii’ler var, onları nasıl değerlendirmeliyiz?” diye.
onlar zaman içinde şiiliği tamamen siyasi mücadele aracına dönüştürüp içeriğini boşaltmışlardır. geriye son derece zararlı boş bir kabuk bırakmışlardır. bugün iran’da şiilik sadece pers milliyetçiğinin meşruiyet aracıdır. o yüzden onlar şii falan değil ancak istismarcılardır.



