Hiçbir şey aslında bize anlatıldığı gibi olmadı.
gerçekte tarih günümüzden geriye doğru bir ideolojik okumadır. içinde yaşadığımız dönemin hâkim ideolojisinin geçmişi kendine dayanak yapmak için yeniden ele alması yorumlaması ve kurgulamasıdır.
aslında tarih bu kadar çürük bir şeydir işte. dolayısıyla adına eğitim denilen endoktrinasyon sürecinin ayrılmaz bir parçası konumundadır. yine diğer öğretmenler gibi tarih öğretmenleri de seri üretim hattının işçileridir.
bu tür geriye doğru tarih okuması veya kurgusunun pençesinden kendini kurtarabilecek insan sayısı çok azdır. geriye kalan kara kalabalıklar nasıl programlanmışsa öyle devam ederler. aykırı bir şey söylerseniz de sizi linç etmeye kalkarlar.
en basitinden “türklük” kavramı… bu kavramın çok yeni olduğundan bihaberdir insanlar. ortaçağda insanların milliyetçilik bilincinden tamamen yoksun olduğunu bilmezler. bilen çok az kişi vardır; onlar da hiç istifini bozmaz ve bahsetmezler bile; kimisi uyandırmamak için, kimisi de uğraşmamak için…daha bunun gibi neler neler var…
sonuç: tarih, endoktrinasyon sürecinin önemli bir parçasıdır ve insan inşası için gereklidir. mesele falanca veya filanca savaşın tarihini ezberlemek değildir. o esnada sana belli bir bilinç empoze ediliyor. işte sende baki kalan o bilinç oluyor. geri kalan kronolojik bilgileri unutsan da önemli değil. türkiye’deki tarih eğitiminin biraz iç karartıcı olduğu doğrudur; o da kemalistlerin kifayetsizlik ve ilkelliklerinden kaynaklanıyor. benim eğitim hayatım boyunca denk geldiğim tarih hocaları hep odundan hallice insanlardı maalesef.



