Nefs, Benlik-EgoAşk - SevgiGölge vs. AsılGüzel Ahlak vs Kötü AhlakHatem'ül Enbiya (sav)ibadetİman ve İnkarKuranLa Havle SırrıNamazOruçPeygamberlerŞuur-Yüksek Şuur-Düşük ŞuurZikir (Titreşim Frekansı)

Karanlık Benlik

Mutlak bilincin beden ile taalluk ettikten sonra kendini beden sınırları içine almasıyla oluşan bir yapıdır. normalde tüm evreni kapsama, hatta daha da ötesine geçme potansiyelini taşıyan bilinç, bu noktada tamamen kendini beden ile sınırlamış, memeli içgüdülerine hapsolmuş ve yalnızca o bedenin çıkarlarını düşünür hale gelmiştir.

kötü ahlak dediğimiz olgu da işte bu aşamada ortaya çıkar. yalnızca o bedenin çıkarlarını düşünen bilinç, artık diğerlerini umursamaz olur. diğerleri ölmüş, kalmış, acı çekmiş, zulme uğramış ilgilenmez. yeri gelir, bir tekme de o vurur.

eğer bu seviyedeki bilinç diğerlerini umursuyorsa, hoşgörü sahibiyse, şefkat merhamet gösteriyorsa, o da ayrıca bir hastalıktır; çünkü bunu yapmakla kendine dönük bir fayda gözetiyor demektir.

gerçek ve illetsiz hoşgörü, şefkat, merhamet yüksek şuurdan kaynaklanır. zira yüksek bilinç, tüm mahlukatın tek bir öz bilince bağlı olduğunu fark etmiştir; yerel bilinçte hapis kalmamıştır. diğer mahlukatı kendinden ayrı görmez. yunus emre’nin “yaratılanı hoş gör, yaratandan ötürü” sözü bu bilinç mertebesinden serdedilmiştir.

karanlık benliğin en kötü özelliği ise kendini bağımsız, irade ve güç sahibi bir varlık olarak bilmesidir. bu apaçık ilahlık iddiasıdır. o yüzden “hepimizin içinde bir nemrut, firavun ve deccal yaşamaktadır” diyoruz(işte bu yüzden kuran’da ibrahim ve musa kıssalarını okurken, aslında kuran’ın bize bizi anlattığının farkında olalım. benliğimizin bir firavun olduğunu bilelim).

karanlık benlik sahibinin müslüman(!) olması da tamamen çıkarı icabıdır. yoksa o kimse gerçekten iman etmiş değildir. zira mümin olmak için aydınlık benliğe ulaşmak gerekmektedir. içimizdeki firavun eğer müslüman(!) olmayı kendi âlî menfaatlerine uygun görmüşse tereddüt etmeden müslümanlığı seçer. elbette bu yalnızca görünümden ibarettir. bu hayatta yalnız kalmaktansa bir sekte üye olmak, dayanışma grubunun mensubu olmak, çevre ve arkadaş edinmek daha iyidir.

artık o firavun güya namaz kılar, kuran okur, oruç tutar ve güya peygamber efendimizi sever. faraza kader ona bir oyun oynasa ve tüm beklentilerinin tersi ile cevap verse, o firavun tüm çıplaklığı ile ortaya çıkar ve inkarını ortaya seriverirdi.

şimdi gelelim tedaviye…

karanlık benliğin tek bir ilacı vardır. başka da bir ilacı mevcut değildir. namaz kılmak, kuran okumak, zikir, oruç vs. tedavi edici değildir. hatta hastalığı daha da azdırıcı olabilir.

niçin?

namaz kılan firavun

kuran okuyan firavun

oruç tutan firavun

zikir çeken firavun

bunlar bilinç içinde kısır döngüye sebep olur. kişi ibadet ettikçe daha da batar. karanlık bilince daha da gömülür. tüm ömrünce müslümanlık yaptığı halde son nefesinde imansız gitmesinden korkulur. zira yalancımın mumu yatsıya kadar yanar.

biz ibadeti peygamber efendimiz ve onun varislerine olan sevgimizden, onlara benzemek ve uymak niyetiyle yaparız. kısa günün kârı onlara uymuş olmamız ve benzememizdir. yoksa bizim ibadetimizden bir şey olmayacağını biliriz. sevenin sevdiğine benzemek istemesi, onun kaçındıklarından kaçınmaya çalışması, sevginin zorunlu bir sonucudur. aksi bir tavır muhabbet davasına ters düşer.

işte karanlık benlikten kurtulmanın sırrı bu noktadadır. ilaç, peygamber efendimizin bize zamanca en yakın bir varisinde eriyip yok olmaktır. zaten o zat peygamber efendimizin bir gölgesidir. onda yok olmakla peygamber efendimize de ulaşmış oluruz.

ayna (bkz: ayna/#141075149) yazısındaki şu satırları çok iyi değerlendirmek gerektir: “…aradaki elma mutlak varlığı yani hakkı temsil etsin. elmanın aynada oluşan ilk görüntüsü ise peygamber efendimiz olmaktadır. ondan sonra gittikçe küçülen ve sonsuza giden diğer görüntüler ise rütbelerine göre diğer insan-ı kâmil’lerdir…”

isnetus 13.08.2022 12:01 ~ 12:48

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu