Dünya ve AhiretAllah'ı Bilmek (Marifetullah)Sahabe-i Kiram - 4 Halife - Ehl-i Beyt

Sır 1

Bilmelisin ki, menzillerin menzili, arş’tan en aşağıdaki toprağa kadar dünya âleminde ortaya çıkan bütün menzilleri içeren menzildir. o ‘imam-ı mübin-apaçık imam’ diye isimlendirilen şeydir. Allah onun hakkında şöyle buyurur: ‘her şeyi apaçık imamda saydık.’ ‘saydık’ ifadesi, ona konulan şeylerin sonlu bilgiler olduğunu gösterir. böylece şunu düşündük: acaba onların sayısı herhangi bir kimse için sınırlanabilir mi? bu bilgiler sonlu olsa bile sınırlamanın dışındadırlar. çünkü ‘apaçık imam’da Allah’ın âlemi yarattığı günden dünya hayatının sona erip hayatın ahirete göçeceği zamana kadar var olacak her şey bulunur.

Allah’ı bilenlerden güvendiğim birine sordum: ‘bu ‘apaçık imam’ın içerdiği ilimlerin esasları sınırlı mıdır?’ şöyle cevap verdi: ‘evet.’ böylece güvenilir, emin, doğru sözlü arkadaşım, kendi adını zikretmemem şartıyla, bana ana ilimleri bildirdi. her biri sayılamayacak kadar ilim içeren ana ilimlerdir. bunlar sayısal olarak yüz yirmi dokuz bin altı yüz tür ilme ulaşır. her tür, başka genel ilimleri de içerir ve onlar menziller diye ifade edilir.

bu güvenilir arkadaşıma sordum: ‘Allah’ın yarattıklarından onlara ulaşan ve tam olarak bilen kimse var mıdır? ‘hayır’ dedi. sonra şu ayeti okudu: ‘rabbinin ordularını kendisinden başka kimse bilemez.’ askerlerini Allah’tan başkası bilemediğine göre askerlerin savaşması gereken Hakk’a karşı çıkan bu kadar kimse de yoktur. bunun üzerine şöyle dedi: ‘şaşırma! göğün ve yerin rabbine yemin olsun ki bundan daha garibi vardır. Allah’ın Hz. Peygamber’in eşlerinden ikisi hakkında(Hz. Aişe ve Hz. Hafsa) zikretmiş olduğu ayeti okuyup şöyle devam etti: ‘onlar karşı çıkarlarsa, Allah, cebrail, salih müminler ve melekler O’nun dostu ve yardımcısıdır.’ bu, askerlerin zikredilmesiyle ilgili en garip olanıydı. Allah’ın sırları şaşırtıcıdır!

bunu bana söyleyince, Allah’tan bu meselenin faydasını öğretmesini istedim: Allah’ın kendisini, cebrail’i, salih müminleri ve melekleri karşısına yerleştirdiği bu şey neydi? bu isteğim üzerine o şey bana bildirildi. onu öğrenince, hiçbir şeyden sevinmediğim kadar sevindim. bu iki kadının neye dayandığını ve onlara güç veren şeyi öğrendim. 

****Allah yardımda bizzat kendisini zikretmeseydi, melekler ve müminler o iki kadına karşı koyamazdı. *****

böylece o iki kadının Allah’ı bilmek ve âlemde tesirle ilgili bu gücün kendilerine verdiği şeyi elde ettiklerini anladım. bu bilgi, **saklı bir bilgidir**. Allah’a şükrettim. Allah’ın yaratıklarından kimsenin bu iki kadının dayandığı güce dayandığını zannetmiyorum.

lut (a.s) şöyle der: ‘size karşı gücüm olsa veya güçlü bir şeye dayansaydım.’ hâlbuki lut’un yanında ‘güçlü bir dayanak’ vardı, o ise bunun farkında değildi. nitekim Hz. Peygamber onun hakkında buna tanıklık etmiş ve şöyle demiştir: ‘Allah kardeşim lut’a merhamet etsin. o güçlü bir rükne dayanıyordu.’ işte Hz. Aişe ve hafsa da o gücü biliyordu. insanlar o ikisinin sahip olduğu bilgiyi bilseydi, söz konusu ayeti anlarlardı. ‘Allah hakkı söyler ve doğru yola ulaştırır.’

(muhyiddin-i arabi’den)

isnetus 03.06.2016 17:55

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu