BilimAkıl- ÜstbeyinAteizmBoyutsal KatmanlarDin, Evrensel Düzen ve SünetullahKalp - AltbeyinSanatTitreşim Frekansı

Bilimin Ateizm Sayesinde Gelişmesi

Aslında mesele o kadar karmaşık değil.

elbette doğru kavramsallaştırmayı yapmak şartıyla.

altbeynin(memeli ve sürüngen beyni) düşük düzeyde aktive olmasından sanat, edebiyat ve şiir ortaya çıkar.

yüksek mertebelerde aktive olmasından ise “din” ortaya çıkar. zira altbeyin frekansını yükselttikçe evrenin yüksek katları ile rezonansa girer veya hemzemin olur veya o boyuta geçer. o zaman evreni ve varlığı o boyut itibariyle algılamaya başlar.

frekans katlarının zirvesine ulaştığında artık varlığın tamamını algılayabilir hale gelir. varoluşun sırrını çözmüş olur. ancak bu olay tamamen yaşantısaldır.

üstbeyin yani korteksin faaliyetinden ise bilim doğar. altbeynin algısı ile üstbeynin elde ettiği verilerin çelişmesi söz konusu olamaz. sonuçta her ikisi de insan beyninin farklı yüzdeki yetenekleridir.

ancak tarihi bilgi bize bu durumun tersini söylüyor. yani bilim ve din çatışıyor gibi bir görüntü sunuyor.

peki bu nasıl oluyor?

din, yüksek frekans katlarına çıkan altbeynin algısı, gördükleri ve yaşantısıdır dedik. ancak pratikte işler değişik işliyor.

din, kısa süre sonra yaşantı olmaktan çıkıp bir tür üstbeyin faaliyeti haline getiriliyor. işte o noktada artık kurumsal dinler, din adamları sınıfı ve toplumu baskılamakta kullanılan dogma ortaya çıkıyor.

bu duruma düşen bir din gerçekte ölmüştür. geriye bir kabuk bırakıp geldiği yere intikal etmiştir.

geriye kalan o kabuk artık topluma giydirilmiş bir deli gömleğidir. elini kolunu bağlamaktadır.

ateizm bile özünde tanrı tanımazlık değildir. o deli gömleğini çıkarma ve toplumun prangalarını kırma girişimidir.

dogmanın güçlü argümanlarına yakalanmamak için o yolu tutmak zorunda kalmışlardır.

sonuç: din ve bilim, insan beyninin iki farklı yeteneğidir. birbiri ile çelişmezler. yaşantı olmaktan çıkarılmış ve akli bir öğreti haline getirilmiş din ise bilimle çatışır. çözüm ise beynin iki farklı yeteneğinin birbirinin alanına tecavüz etmemesidir. burada kritik nokta, dinin tekrar yaşantı olarak diriltilmesidir.

isnetus 24.10.2026 12:41

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu