Tabakta Tek Bir Pirinç Tanesi Bile Bırakmamak
İsraf eden aslında kendini israf ediyor da haberi yok. evet israf edilen ve çöpe giden nimetlerin de bir sorumululuğu vardır ancak ondan çok daha önemlisi kişinin kendine yaptığı kötülüktür.
cimrilik ve savuganlık birer ifrat-tefrit hâlidir. istikamet yani orta çizgi ise tutumluluk ve cömertliktir.
kişi herhangi bir noktada ifrata kaydığında ve bunu bir davranış kalıbı edindiğinde yavaş yavaş ahlaki bir dejenerasyona uğrar. artık her noktada ifrat ve tefrit kutuplarına kayma eğilimine girer. istikametten uzaklaşır.
tabağındaki yemeği israf eden kimsenin insanlara karşı da ölçüleri koruyabileceğini düşünmek mümkün değildir. bu arada çok yemek de bir israftır, onu da belirteyim.
zulüm, adaletin israf edilmesi değil midir?
yalancılık, dürüstlüğün israfı değil midir?
nefret, sevginin israfı değil midir?
ihanet, güvenin israfı değil midir?
…
sonuçta, karun kadar zengin olsan bile israftan kaçın; çünkü işin ucu nerelere kadar gidiyor görüyorsun.
o yüzden klasik islam alimleri, “bir akarsudan abdest alıyor olsan bile, suyu israf etme” demişlerdir.



