Türkiye’nin Tüm Sorunlarını Çözecek Sihirli Kelime
Yenilenme.
yenilenmeden kasıt, 21. asra uygun yepyeni bir “islam anlayışının” üretilmesidir. bunu başaramadığımız sürece, bir tür toplumsal şizofreni yaşamaya devam edeceğiz.
bir tarafta özünü, ruhunu kaybetmemek için geleneğe bağlı kalmaya çalışan ve klasik din anlayışına sımsıkı sarılmaya gayret eden kitle; diğer yanda bunun menfiliklerini görüp, batı hayat tarzını sorgusuz sualsiz benimseyen ve o yolda dirençle karşılaşınca da, hepten ifrat noktalara kayan batıcı kitle…
bunlar bir diyalektiğin iki kutbu halinde kör dövüşüne devam edecekler.
bahsettiğim yepyeni islam anlayışı üretilmeden, islamın dünya arenasında boy göstermesi ve başarı kazanması mümkün değildir. zaten dikkat ederseniz, tam da bu yüzden islam alan boşaltmış büyük ölçüde müminlerin kalplerine çekilmiştir. o nur, kendisi için elverişli dış şartlar temin edilene kadar, kalp sığınağında yaşamaya devam edecektir.
işte bu sebeple, islam adına dünyevi işlere girişenler, siyaset alanına sarkanlar aslında çok büyük bir cinayetin müsebbibidirler. muktedir olmadığı halde savaşa girenler ya yenilirler, ya esir edilirler, ya da dönüşürler.
akp tarzı akımlar daha çok dönüşüm geçirmiş ve başkalaşmış hareketlerdir. açıkça söyleyeyim ki, ben onlarda islam falan göremiyorum. benim gözümde onlar yalnızca lümpen sınıfın siyasi temsilini üstlenmiş bir partidir. ideolojisi dini motiflerle süslenmiş veya işlenmiştir; hepsi o kadar.
ışid tarzı radikal reaksiyoner hareketler ise tam bir felakettir. onların islama vereceği zarar ve yapacağı tahribatı hep birlikte göreceğiz, ömrümüz varsa.
velhasılı kelam, ben günümüz şartlarında, bahsedilen islami anlayış damıtılana kadar kesinlikle dünya işlerinden uzak durulması görüşündeyim. daha çok ruhani ve tasavvufi konularla meşgul olup, dış dünyadan mümkün mertebe alakamızı kesmeliyiz. geçimimizi sağlayacak kadar bir ilişki kurmak, ötesine karışmamak elzemdir kanaatimce.
ve şu hadisle amel etmeliyiz:
“yakında büyük fitneler olacak, o fitnelerde (yerinde) oturanlar ayaktakilerden, ayaktakiler yürüyenlerden, yürüyenler koşanlardan, daha hayırlı olacaklar. kim o fitne içinde bulunmuş olursa, ondan uzak dursun. o zaman bir iltica yeri, sığınacak mekan bulursa ona sığınsın.” (sahihu’l-buhari vııı, 92; tefriru’l-kurani’l-azim ıı, 43; sunenu ibn-i mace, ıı, 3961.)



