La Havle SırrıHakikat

Aidiyet

Ben şahsi tecrübelerime göre “aidiyet ve kimlik” duygusunu azim bir şeytan olarak buldum. insanla hakikat arasındaki en büyük perdelerden biridir “aidiyet” zannımca.

gerçekte hiçbir insan hakikate talip değildir. maddi ihtiyaçlarını tatmin ettikten sonra onun amacı kendini değerli, önemli görebileceği bir çevreye dahil olmaktır.

böylece hem kendini önemli bir misyonun gerçekleştiricisi olarak görüp nefsini yüceltmiş olur, hem de dayanışma içinde olabileceği bir grubun üyesidir.

işte bütün cemaatler, tarikatlar, dernekler, vakıflar ve cümle beşer kümelenmeleri insandaki bu duyguya hitap etmektedir.

eğer insandaki bu psikolojik ihtiyacı karşılarsanız veya en azından karşılamayı vaad ederseniz insanları sürüler halinde peşinize takabilirsiniz.

yeter ki, onların bu açlığını giderin. ondan sonrası kolay. artık sizi mehdi, gavs, kutup, grand master, kurtarıcı, büyük misyon sahibi vs. vs. her türlü kabul etmeye dünden razıdırlar.

insanları bu şekilde bir araya getirebilirsiniz. onlar sayesinde güç, para, itibar sahibi olabilirsiniz. ama asla ve kat’a hakikat ehli olamazsınız.

işte tam bu sebeple, hakikat talipleri toplumca “deli, tuhaf, problemli” gibi ithamlara uğrarlar. güce, paraya ve itibara önem vermedikleri için toplumca hor görülürler. bir gruba üye olmayı reddettikleri için yalnızdırlar.

onlar güç istemezler çünkü “la havle ve la kuvvete illa billah*” sırrını anlamışlardır. bunun mümkün olmadığını bilmişlerdir.

paraya önem vermezler çünkü taksimatın ezeli olduğunu idrak etmişlerdir.

bir gruba dahil olup dayanışma eğilimi taşımazlar çünkü müsebbib-ül esbab’ı bulmuşlar ve sebepleri kâle almamaya başlamışlardır.

tâbî bu sözlerin kimseye hitap etmediğinin farkındayım. herkes içinde bulunduğu şuur seviyesinin gereklerini yerine getirir. getirmek de zorundadır. çünkü insana yapılacak muamele onun zannına göredir. yani siz sebeplere inanç içindeyseniz allah size ancak bir takım sebeplerle verecektir. başka türlüsü mümkün değildir.

not: günümüzde ortada dolanan âlimlerin, şeyhlerin, liderlerin, başların, başkanların %99,9 bu kabilden insanlardır. bunların yüzüne tükürmeye bile tenezzül etmek bir züldür.

not2: bizzat hak tarafından halkı davet ve irşat için gönderilmiş evliya ve asfiya zatlar ve onların cemaatleri bu entry’nin kapsamı dışındadır. yanlış anlaşılma olmasın.

isnetus 30.06.2015 11:18 ~ 18:52

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu