
Allah Bizi Neden Yarattı
Dünya güzeli bir kadın kendisinin muhteşem bir fizik ve güzellik ve
yüze sahip olduğunu, ömrü boyunca aynaya bakmamış olsa, yine bilir ve gö-
rür. fakat bu biliş ve görüş, kendi zâtını, kendi zâtında bilmek ve görmektir ki,
öz olarak bilmek ve öz olarak görmektir. hiç bakmamış olduğu ayna kendisi-
ne verilip bunda mevcût olan muhteşem fiziğini ve güzelliğini ve yüzünü gördü-
ğünde kendisinde daha önceki ilim ve görüşten başka bir ilim ve görme zevki
oluşur. ve öz ayrıntıya dönmüş olur.
veya
kendisinde ressâmlık ve hattâtlık ve mimârlık sıfatları bulunan bir kimse, hiç resim yapmamış ve yazı yazmamış ve binâ inşâ etmemiş
olsa dahi, kendinde bu sıfatların olduğunu ve bu sıfatlarla berâber zâtını bilir
ve görür; bu özdür. ne zaman ki bir resim levhası yapar ve yazı yazar ve bir
binâ inşâ eder, o resim ve yazı levhalarında ve inşâ ettiği binâda zâtında po-
tansiyel olarak mevcût olan bu sıfatları ayrıntılı olarak bilmiş ve görmüş olur.
ve bu eserler o sıfatların göstergesi olur. bundan dolayı daha
önceki biliş ve görüşü ile sonraki biliş ve görüşü arasında fark ortaya çıkar.
evet, hak teâlâ hazretleri zâtı ve sıfatları ile ezelîdir. ve zâtını ve
sıfatlarını bildiğine ve gördüğüne şüphe yoktur. fakat bu biliş ve görüş, kendi
zâtını kendi zâtında bilmek ve görmektir. kainatı yarattıktan sonra ayrıntılı olarak bilir ve görür. iki görüş arasında fark vardır. daha önce, öz olarak görür idi. toplayıcı varlık mertebesine tenezzülünde ayrıntılı görür. öz ile ayrıntı arasında fark olduğu açıktır.
(muhyiddin-i arabi‘den)



