
Tüm dünyada ordu ve yargı, muhafazakarlıkları ile meşhurdurlar. bunlar değişime karşı müthiş bir direnç sergilerler. maalesef tsk da bu durumun bir istisnası değildir.
genel askerlik yükümlülüğü fransız ihtilalinden sonra revaç bulmuş ve bilhassa tarım toplumlarında yaygın kabul görmüştür. köylü gençleri askere almak pek çok açıdan makul bir davranıştır. bir köylünün askere gitmesi ailesinde kayda değer bir emek kaybına yol açmaz; çünkü yaptığı iş zaten nitelik gerektirmez ve mevsimliktir. öte yandan, ordu için gereken insan kaynağını neredeyse bedavaya sağlar. üstelik, kapalı ve izole bir çevreden kurtulup farklı kültürde insanlarla tanışmaları, gördükleri ve yaşadıkları ile köyüne daha donanımlı olarak döner.
ancak bir sanayi toplumunda durum oldukça farklıdır. eğitimli ve üstün vasıfları ile ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayan kalifiye bir elemanı işinden koparıp askere almak, hiç de parlak bir fikir değildir. tsk’daki karar alıcılar, geniş boyutları ile düşünmeden meseleye sadece kendi vechelerinden bakmaktadırlar. “yükümlü ordunun bana personel maliyeti şu; profesyonel ordunun ise bu… yok kalsın; personele yapacağım harcamayı silaha yaparım daha iyi” şeklinde düşünmektedirler. halbuki bu yaklaşım olayın çok boyutluluğu sebebiyle kesinlikle doğru değildir ve zararlıdır.
bu noktada her kesim tarafından kabul göreceğini umduğum ılımlı bir model geliştirdim kendimce. madde madde anlatayım:
1. zorunlu askerlik uygulaması kaldırılsın(savaş ve seferberlik durumları hariç)
2. devlet memuru olabilmek için askerlik yapma şartı koyulsun. sadece askerlik yapanlar devlet memuru olabilsinler. memurluk güvenceli olması sebebiyle özenilecek bir meslek olsun. memurluğun yeterli gelmediği noktalarda sözleşmeli personel işe alınabilir. öğretmenlerin devlet memuru olması gerekmez kanaatimce.
3. askerliğe gönüllü olan gençler 3 yıl askerlikten sonra serbest kalsınlar. bunlar içinde askerliğe kabiliyetli olanlar onbaşı rütbesi ile askerliğe devam etsinler ve önce çavuşluk sonra da astsubay rütbelerinde ilerlesinler. ayrıca astsubay okullarına gerek kalmaz böylece. uzmanlık, uzman erbaşlık, astsubaylık vs. gibi çatışma ve huzursuzluk doğuran gereksiz ayrımlar da son bulmuş olur. er rütbesiyle başlayan bir profesyonel asker, liyakatine göre günün birinde astsubay başçavuşluğa kadar yükselebileceğini bilir.
4. 3 yıl sonunda onbaşı olamayıp er rütbesinde göreve devam etmek istemeyenler veya kadro dışı bırakılanlar, polis, jandarma vs. diğer tüm memurluklara başvurup sıralama ve imkanlara göre yerleştirilsinler.



