Başı Açık Kadınlar Cennete Giremez
Cennete girmenin gerek ve yeter şartı tevhidin idrakıdır. yani “la ilahe illallah” kelimesi cennet kapısının anahtarıdır. ancak bu mananın özümsenmesi, hele de hayata yansıtılması kolay bir iş değildir.(bkz: #55570011)
kişiyi cehenneme sokan da ancak şirktir. yani tevhidin tam zıttı olan manadır.
esasen ister sevaplar, ister günahlar olsun insanın cennete veya cehenneme girişinde doğrudan etken olamazlar. ancak dolaylı yoldan etki edebilirler.
mesela bir günaha müptela olan kimse, önce pişmanlık duyup yapmamaya çalışır. o günahı terk etmede başarılı olamazsa, nefsi ve şeytanı ona ümitsizlik aşılayıp şöyle der: ” senden hayır gelmez, baksana hiç utanmadan günah işliyorsun, o kadar terke çalışmana rağmen, dönüp gene günah işliyorsun. sen pisliğin tekisin, artık seni kimse kurtaramaz. sen zaten cehennemin dibini boylayacaksın”
böylece o şahıs “battı balık yan gider” moduna girip, her şeyi boşlar. din, iman her şeyi terk eder. bu yüzden “Allah’tan ümit kesmek küfürdür”, denilmiştir.
veya o şahıs müptela olduğu günah için önce, ” keşke günah olmasaydı” temennisinde bulunur. sonra yavaş yavaş günah olmadığı fikrine meyleder. en sonunda kalbinden günah düşüncesi tamamen çıkar ve inancından soyunur, sapar.
işte günahlar(hatta sevaplar) doğrudan olmasa da, nefse ve şeytana malzeme olmak açısından, insanın yoldan çıkmasına vesile olabilirler.
marifeti(Allah’ı bilmek ve tanımak) çok olan kimse, o marifeti ile bütün günahlarını affettirir, az olan amelini de kıymetli hale getirebilir.
lakin marifeti olmayan kimsenin sevapları dahi günaha dönüşebilir.
velhasılı kelam, işin özü, ilim, itikat, marifet ve şuurdur. gereken şuuru kazanabilmek, disiplinli ve düzenli bir çalışma ister. mesela kesinlikle aksatmaksızın, her gün 3-5 sayfa mesnevi okumak, sizi yıllar içinde bir marifet ehline dönüştürecektir.



