Hayatın AnlamıAkılBoyutsal KatmanlarDünya ve AhiretibadetPeygamberlerŞuur-Yüksek Şuur-Düşük ŞuurTitreşim Frekansı

Boşuna Yaşıyorum Hissi

“Boşuna yaşıyorum hissi”nin sebebi hayatın anlamını idrak edememektir.

altbeyin olarak madde ve tabiat seviyesine düşmüş olan insanın, sair hayvanlardan bir farkı yoktur. yemek, içmek ve üremek ister. ancak bu arzularını en güzel şekilde yerine getirse bile aklı onu rahat bırakmayacaktır. günlük hayatın telaşından bir anlık da olsa sıyrıldığı demlerde aklı ona “tüm bunlar ne için?” diye soracaktır.

o akıl ki, peygamberlerden miras kalmıştır. peygamberler olmasaydı, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, insan mağara adamı olmaktan bir adım öteye gidemezdi. insanlığa bilinç sıçramaları yaptıranlar hep peygamberler olmuştur. bu nedenle peygamberler olmasaydı, medeniyet olmazdı.

70 yıllık kısacık bir hayat…sonra ölüp toprak oluyorsun. tüm sevdiklerinden yok olmak suretiyle ayrılıyorsun. işin sonunda hiç olmak varsa, sevdiklerinden ebediyen ayrılmak varsa, hayatın hiçbir anlamı kalmamaktadır. hatta akıl sahibi için hayat bir zulüm ve azap haline gelmektedir. eğer gaflet ve günlük hayatın telaşı olmasaydı, insan bu yükü kesinlikle kaldıramazdı. kısa sürede kahrından helak olup giderdi.

ancak kişi altbeyninin titreşim frekansını ibadet adı verilen uygulamalarla yükselttiği zaman, algı skalası genişlemekte ve daha önce fark edemediği evrensel sırlara, seviyesine göre, ulaşabilir olmaktadır.

işte o noktada insan hayatın anlamını keşfetmekte ve ömrünün her dakikasının çok değerli olduğunu anlamaktadır.

keşfettiği şudur:

bedenimiz dünya deneyimi yaşamak üzere bilincimize verilmiş bir avatar hükmündedir. maksat hasıl olduğunda, yani bilinç kendi için gerekli dünya tecrübesinden geçtiğinde, artık o avatara gerek kalmamakta, bilinç ilişik keserek bedenden ayrılmaktadır.

ancak dünya deneyiminden geçen her bilincin elbette bu müthiş fırsatı iyi değerlendirmesi söz konusu değildir. dolayısıyla bedenden ilişiğini kestiğinde bu acı gerçeği fark edip sonsuz pişman olmaktadır. zira ölüm ötesi hayattaki refahımız, tamamen altbeyin titreşim frekansı olarak ulaşabildiğimiz seviyeye bağlıdır.

ölüm ötesinde yüksek titreşim frekansı, gelişmiş yeteneklerle yüksek ve latif boyutlarda yaşamak anlamına gelir. düşük frekanslar ise düşük yeteneklerle düşük enerji katlarında ikamet etme zorunluluğu getirir.

kısacası, bu işin ustaları olan peygamberlere uyanlar dünya hayatını iyi değerlendirirler ve altbeyin olarak yüksek bilinç mertebelerine çıkarlar; adeta tanrısal güçlere sahip olurlar ve bu nedenle ölüm ötesinde ultra lüks bir hayatı deneyimlerler.

dünya hayatında memeli hayvan gibi yaşayan ve ötesini düşünmeyenler ise çok düşük altbeyin frekanslarında kalırlar. bu onlara ölüm ötesinde düşük enerji katlarında zorlu ve sıkıntılı bir yaşantı olarak geri döner.

işte bu gerçekleri idrak edenler için hayat anlam kazanır; artık her dakikası çok değerli hale gelir. kişi ölmeden önce küpünü doldurmak için var gücüyle çalışır. anlamsızlık hisleri semtine bile uğramaz olur.

(bkz: ahiret hayatı/#148126293)

isnetus 30.01.2023 09:39 ~ 10:48

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu