Boyutsal KatmanlarCennet ve CehennemKainat ve İnsanMelekTitreşim Frekansı

Dünyada 16 Milyar Tane Yazıcı Melek Olması

Alemleri kabaca iç içe üç boyut olarak ele alabiliriz(meselenin ayrıntısı biraz daha farklıdır).

birinci boyut şu gördüğümüz madde alemidir.

madde aleminin ardında enerji boyutu vardır. enerji boyutu madde alemini de kapsar. zaten enerji maddenin latif, ince bir formudur; madde ise enerjinin düşük titreşimli halidir.

meseleyi bu açıdan ele alırsak aslında ortada madde diye bir şey de yoktur. yalnızca enerjinin en düşük titreşimden(esfeli safilin- en aşağı boyut) başlayarak gittikçe latifleşen, incelen basamakları vardır.

enerji boyutları bir noktadan sonra biter ve ondan sonra nur dediğimiz anti-enerji(belki takyonlar alemi) başlar. nur boyutu tamamen nur yapılı varlıklarla iskan edilmiştir. bunlar klasik din literatüründe melek ismi ile anılırlar.

ancak nur boyutunu madde ve enerjiden ayrı gibi düşünmeyelim. tam tersine nur boyutu daha özden hem maddeyi hem enerjiyi içine almış ve yapısını oluşturmuştur. örnek: buhar, hem suyun hem de buzun yapısını oluşturur ve en içten her ikisini de kapsar.

dolayısıyla nur boyutuna veya melekût alemine girebilseydik görecektik ki, tüm varoluşun operatörleri melek adlı nurdan varlıklardır. madde aleminde gördüğümüz her bir varlığı, kurdu, kuşu, insanı, dünyayı, galaksileri, yıldızları, karadelikleri, böcekleri, bakterileri vb. yöneten ve çekip çeviren hep onlardır. nur boyutuna giremeyen melekleri göremez veya sadece onların enerji boyutundaki izlerini, kabuklarını görebilir.

diğer yandan, melekler nur adlı yapıtaşının değişik frekanslarından oluşurlar. şiddeti gittikçe artan frekans katları olarak basamak basamak yükselirler. üst katlara doğru çıktıkça meleklerin sayısı azalmaya başlar. çok yüksek frekanslı bu melekler alttakileri de kapsar ve içten onların yapısını da oluştururlar. yukarı katlara doğru seyahate devam edersek, en sonunda tek bir tane melek kalır. tüm varoluşu çekip çeviren ve madde, enerji ve diğer melekler dahil hepsinin yapısını en özden oluşturan en büyük melektir o.

bu çerçevede hem insanı hem de kainatı bir ağaca teşbih edebiliriz. madde boyutu o ağacın kök ve gövdesidir. dallar ve yapraklar enerji boyutudur. meyveler ise melekût boyutudur. ağaçtan gaye meyvesidir; yani ağaç tamamen meyve elde etmek için vardır.

mesela bir insan iyilik yaptığında, bu madde alemine ait bir fiildir. fiil esnasında enerji boyutunda da bunun bir karşılığı üretilir. bir tür manyetik alan üretimi gibi düşünebilirsiniz bunu. ayrıca o iyiliğin melekût boyutunda da nurdan bir meyvesi oluşur. işte o nurdan meyve, o kimse için ebedi ve hiç tükenmeyen bir yiyecek hükmüne girecektir. zira nur boyutundaki varlıklar, o boyutun kuralları gereği yok olmazlar ve tükenmezler. zaten cennet hayatı dediğimiz de budur.

ancak her iyilik yapanın işleri cennet meyvesine dönüşmez elbette. bunun için peygambere tâbî olarak nurani bir inisiasyon(açılım) elde etmek gerekir önce. bu nedenle peygamber efendimize uymayanın tüm iyilikleri boşa gider; çünkü nur boyutunda açılımı olmadığı için orada üretim yapamaz. alt boyutlarda elde edilen her şey tıpkı suya yazı yazmak gibidir. zaman hepsini yer bitirir, tüketir, yok eder.

isnetus 18.07.2022 11:04 ~ 11:39

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Interstellar – Yıldızlararası’ndaki boyutlar arasındaki etkileşim gibi…(Teşbihte hata olmaz)

    Not: 2022’de İngiltere’den 80’li yaşlarında bilim adamları quantum dolanıklığın doğru olduğunu ispatladılar ve Nobel ödülü aldılar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu