Şuur-Yüksek Şuur-Düşük ŞuurCennet ve Cehennemİnsan-ı KamilKainat ve İnsanKalp - AltbeyinKuranKuran, Kainat ve İnsanNamazNurRabbTevhid AnlayışıTitreşim Frekansı

Para Her Şeydir Zihniyeti

Para her şeydir diyen de bu görüşün aksini savunan da aslında aynı düzlemde düşünmektedir ve daha ötesini görememektedir.

oysa para da dahil tüm insan hayatını yöneten ve en arka planda çalışıp ana belirleyici güç olan insanın kendi bilincidir.

evet işin doğrusu, “bilinç her şeydir”.

insan bilincine hiçbir limit konulmamıştır. dolayısıyla tüm kainatı kapsayacak derinliğe kadar ulaşabilir. bu da tüm kainatın insanın hizmetine girmesi demektir.

tasavvuf büyükleri derler ki, insan-ı kamil yani tüm potansiyelini açmış olgun insan, kainatı kendi bedeni olarak hissetmeye başlar ve tıpkı kendi bedenini kullandığı gibi kainatı kullanabilir.

hatta mesela namaz kıldığında mikrodan makroya, bakteriden galaksilere kadar tüm varlıklar onun arkasında cemaati olurlar(bilinç boyutunda). onun imamlığında hakka yönelirler. böylece insan-ı kamil tüm kainata kuran okutturduğu için, nur kazancı da ona göre sonsuz ölçeklerde olur. o zat bir kez sübhanallah dese tüm kainat sıtmaya tutulmuş gibi titrer ve ona eşlik eder.

böyle bir şey nasıl oluyor derseniz cevabı şudur: insan altbeyni ilk halinde gayet düşük titreşim frekansında ve hayvanlar seviyesindedir. ancak altbeynin titreşim frekansı usulünce çalışılırsa limitsiz artırılabilir. en sonunda o titreşim frekansı kainatın en özündeki frekans ile eş titreşimi yakalayınca, işte o noktada birlik hasıl olur. artık o zat, tüm kainatı kendi bedeni gibi hissetmeye ve kullanmaya başlar.

her insanda böyle bir potansiyel mevcuttur. insanın bu bahsettiğimiz mertebelere yükselebilmesi için sayısız bilinç hastalıklarını ve çarpıklıklarını aşması ve geride bırakması gerekir. madde ve tabiat bağlılığı en büyük bilinç hastalıklarından biridir.

diğer yandan, herkesin rızkı ezelde takdir ve tahsis edilmiştir. takdir edilen rızkın kolaylıkla veya zorlukla gelmesi ise yine kişinin bilinç durumu ile alakalıdır. sıhhatli bilinçlere rızıkları kolaylıkla akar. hem bir ceza hem de bir terbiye olmak açısından, hastalıklı bilinç sahiplerine ise rızıkları zorluk ve meşakkatlerle gelir.

en öz olarak meseleyi mesnevi tarzı bir misal ile izah edelim: o yüce padişahın hazine odası ağzına kadar, tıka basa altın doludur. indinde pek çok şerefli yüksek makam ve mevkiler dahi vardır.

eğer padişahın altınlarına veya makam ve mevkilerine göz dikecek olursan, padişah senden hoşlanmayacaktır. hatta duruma göre ve hırsının büyüklüğü ölçüsünde sana değişik yaptırımlar uygulaması dahi söz konusu olabilecektir.

ama sen yalnızca padişahı seversen ve bu sevgi sabit olursa, işte o zaman padişahın sana teveccühü nihayetsiz olur. hatta sadaret mührünü, altınlarını, askerlerinin yönetimini sana emanet eder.

kısacası, padişahın(hakkın) altınlarına değil, yalnızca padişahın kendisine sevgi gösterelim. işte o zaman gelecek para ve zenginlik, huzur ve mutluluğu ile beraber gelir. bir tür misali cennet hayatı sağlar.

isnetus 23.07.2022 16:20 ~ 17:42

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu