
– İsnetus geçmişte pek çok toplum toptan yok edilmiştir; bunun sebebi nedir?
+ esasen dünya bir okuldur. insan bu dünyaya marifet(allah’ı bilme ve tanıma) tahsili için gönderilmiş bir öğrencidir. insanın yaratılış gayesi allah’ın bilmek ve tanımaktır. bu gaye doğrultusunda çalıştığı müddetçe insanın varlığı bir anlam taşır. kendi suistimali nedeniyle marifet için yeteneğini kaybettiği anda, artık o insan veya toplumun varlık gerekçesi ortadan kalkar ve o insan veya toplum okuldan ihraç edilir; yerlerine istidatlı yeni öğrenciler alınmak üzere. ihraçtan kasıt elbette onların dünya denilen okuldan veya matriksten çıkışlarının verilmesidir; yani ölümleridir.
– peki isnetus, dinle imanla, allah’ı bilmekle zerre alakası olmayan toplumlar var şu anda yeryüzünde. onlar niye helak olmuyor?
+ belki de bu hükmünüz yanlış bir algının sonucudur. dinden kasıt elbette devlet-i âliye’nin yani evrendeki büyük düzenin kurallar bütününden ibarettir. o bahsettiğiniz toplumlar evrendeki düzenin kurallarını, bir yönden de olsa, belki de bizden daha iyi anlayıp uyguluyorlar. hatta kuran’ı dahi bizden daha iyi okuyorlar belki.
– evrenin kurallarını bizden daha iyi anlayıp uyguluyorlar derken ne kastettiğinizi az çok anlayabiliyorum; ama kuran’ı bizden daha iyi okuyorlar derken?
+ evren dahi somutlaşmış ve açılmış bir kuran’dır. her gördüğümüz varlık veya oluş esasen bir ayettir. dolayısıyla evreni anlamaya ve çözmeye çalışan kimse, aslında kuran’ı anlamaya çalışmış olur. eğer bu sürece uyanık bir kalp de eşlik ederse, allah’ı da tanımış olur. zira kişi kendini tanıdıkça evreni tanır; evreni tanıdıkça da allah’ı tanır; resmi inceleyenin ressam hakkında bilgi sahibi olması gibi…
dolayısıyla o bahsettiğiniz toplumlar insanın yaratılış gayesine bir yönden hizmet etmektedirler ve o noktada başarılı da oldukları için müreffeh toplumlar haline gelmişlerdir. helak edilmek bir yana, ödüllendirilmişlerdir. ancak eksik kaldıkları yönün tokadını ilerde yiyeceklerdir. insan böyledir; başarılı olduğu yönün ekmeğini yerken, başarısız olduğu yönün de tokadını yer.
bu teşhis bizim için, yani doğu toplumları için de aynen geçerlidir. biz de henüz helak edilmediğimize göre, demek bizim için de henüz ümit var demektir. eğer bir gün insanlık marifet tahsili için yeterliliğini kaybederse, işte o gün toptan helak edilecektir. patlamış bir ampulü yerinde tutmanın bir anlamı yoktur. zira ampulden gaye ışık vermesidir. ışık vermediği anda onu değiştirmek hikmetin gereğidir.



