Yazarların Hayatlarını Devam Ettirme Motivasyonu 1
Geçen gün bir arkadaşımla konuşuyordum; bana artık ölmek istediğini söyledi. sorarken de gözlerime kitlenmişti, vereceğim tepkiden arzusunun hak mı bâtıl mı olduğunu anlamak istiyor gibiydi.
“deli misin sen?” dedim. “daha öğreneceğimiz çok ilimler, marifetler var” diye ilave ettim.
evet, benim yaşama motivasyonum iman ve marifet basamaklarında tırmanma hırsıdır. dünyaya bir kez geliyoruz ve marifet tahsilini yapabileceğimiz başka yer yok. o yüzden dünya hayatı çok değerli. her bir anı bir ebediyete bedel; çünkü dünya hayatının bir anlık müddeti içinde hasıl olacak bir idrak, ebediyen meyveler verecek bir ağaç hükmünde.
sonsuz bir ilim ve marifet denizi var ve ben bu denizden ancak bir kaç damlacık nasiplenmişim. tankerlerce içmek istiyorum bu denizden; son nefesime kadar…
bu anlattığım hakikatin bir de mefhum-u muhalifi var; yani bir kimse bu ömür sermayesini har vurup harman savuruyorsa ve gerçek gaye için kullanmıyorsa, ölüm onun için daha hayırlıdır. imandan, marifetten yana çalışması olmayanlar ne kadar çabuk ölürlerse, kendileri için o kadar hayırlıdır. zira hayat süresi onlar için uzadıkça, daha fazla çamura gömülecekler; daha fazla batacaklar; işletmeleri daha çok zarar yazacak.
inşaallah bizler ömür sermayeseini en iyi şekilde kullananlardan oluruz. bu duaya amin diyenler, inayet-i ilahiyeye mazhar olsunlar.



