Hepimiz Öleceksek Bu Kadar Tantana Neden
Çünkü gerçekte kimse öleceğine inanmaz.
ölenler hep başkalarıdır. “aramızdan ayrıldı” deriz onlar için… niçin?… çünkü biz burada kalıcıyız; onlar ise ayrılıp gidenler… ışıklar içinde uyusunlar.
insan gerçekten öleceğini anlasa, idrakına varsa, o anda evliya olurdu. tasavvufta bu çalışmaya yani ölümü idrak çalışmasına rabıta-i mevt denilir. ölümün idrakı oldukça yüksek bir şuur seviyesi ister. zira yaşantı yoluyla anlamak için o şeyi yaşamak, tatmak icap eder. ölümü anlamak da ancak ölmek ile olur ki, bunu başarmak kolay iş değildir.
evet, ben bir kapalı hududu aşıyorum
ölen ölüyor, bense ölümü yaşıyorum
(nfk)
ölümü yaşamak yerine maddi hayatı yaşayanlar da elbette maddi dünyaya inanır ve ona gömülür kalırlar. ölüm gerçeği ise dillerde gezer sadece. kişi bazen değişik olaylar nedeniyle ölümü hissedecek gibi olur; ama bu hissediş arızi(yüzeysel) kalır; azıcık aralanır gibi olan gaflet perdesi, derhal geri döner ve kişiyi kaplar. ondan sonrası ise bildiğiniz dünya hayatı… hiç ölmeyecekmiş gibi debelenmeye devam…kavga, gürültü, zulüm, nefret, kin, düşmanlık, hırs…



