
Bir arkadaşımızın rüyası:
“isnetus rüyamda sizi gördüm. yanınızda birileri daha var; ama fizik bedeninizde değil, enerji bedeninizdesiniz hepiniz… kafanızın içinde küçük yılana benzeyen bir şeyler var. kimin yılanı ezilip baş aşağı oluyorsa, onun kafasından ışıklar çıkıyordu.
sizin yılanınız baş aşağı dönüp ezilmişti ve kafanız da lamba veya avize gibi yanıyordu. diğerlerinin ise yılanı kademe kademe ilerleyip ters dönme yoluna girmeye çalışıyordu. orada başka kafası parlayan yoktu veya bir iki kişinin de yanmak üzere idi.
benim yılanımı da ters çevirip kafamdan ışık çıkarmaya çalıştınız”.
yorum:
spiritüalistlerin kundalini dediği nefs yılanı, normalde sakrum veya kuyruk sokumu kemiğinde uyku halindedir. ancak tüm vücudun enerji sistemine sürekli olarak bir miktar sızıntı da yapmaktadır.
işte bu enerji sızıntısı herkesin nefsidir ve hayatiyet enerjisidir veya libidinal enerjisidir. bu enerji bize ve tüm varlığa canlılığını vermektedir. bu alemde hayatiyet enerjisine sahip olmayan hiçbir varlık yoktur. gezegenler bile bu enerjiye sahiptir. mesela dünyanın kundalinisi de mekke’dedir. gezegenin hayatiyet enerjisi, zat nurları ile tamamen mesh edilmiş ve arındırılmış olarak, tam kabenin olduğu yerden adeta gayzer gibi fışkırmaktadır.
insanların pek azında kendiliğinden sakrum kemiğindeki yılanı uyandırabilecek istidat vardır. diğerleri uyanmışlarca inisiye edilmediği sürece, tüm ömürlerini uyku halinde rüya görerek geçirirler.
kundalini veya nefs yılanı uyandığında o kişideki nefs gücü beş birim ise, bir anda yüz birime çıkar. beynin işlem kabiliyeti de ona göre artar. diğer yandan bu adeta kıyametin kopması gibi bir durumdur. zira uyanan nefs yılanı tüm vücudu hallaç pamuğu gibi atar. ortalığı savaş alanına çevirir. kişiye dehşeti yaşatır. kişinin iç aleminde deccalın çıkışıdır bu aynı zamanda. bu yılan nar/enerji/ateş yapılı olması itibariyle kişinin cehennemidir de. cehennemden geçmeden cennete varmak mümkün değildir. ateşte yana yana, kavrula kavrula yol alır kişi. nefs yılanı iman nurları tarafından mağlup edilip dönüştürüldüğünde ise, artık cehennem ateşi sönmüş olur.
diğer yandan iman nurlarından mahrum olduğu halde omurgadaki 33 kilidi kırıp yılanı yükselten spiritüalistler, masonlar, kabalistler, uzakdoğu mistikleri ve benzerleri de mevcuttur. kendilerine nur boyutu açılmadığı için bunların nefsinde gerçek bir arınmadan söz edilemez. yalnızca yüzeysel bir arınma ve nefste incelme ile iktifa etmek zorunda kalırlar. bunu da marifet zannederler. halbuki bu halleriyle yürüyen cehennemdirler de haberleri yoktur…ayrıca nur boyutundan habersiz oldukları için enerji bedenlerinin sağ gözü kördür. sadece sol göz ile(enerji boyutunu) görmektedirler. bu sebeple tek gözlü deccal hükmünü alırlar.
yılan bir kez uyanınca bu işin geri dönüşü yoktur. o yüzden cehennemiyle yüzleşmeye hazır olmayanlar inisiye edilmezler.



