Ludwig Feuerbach
“Dinin gizli özü, tanrısal özün insani özle birliğidir. tanrı insani özdür; ama o bilerek başka bir öz gibi olur. dinin saklı özünü açığa çıkaran sevgidir, inanç ise bilinen biçimini oluşturur.
sevgi insanı tanrıyla, tanrıyı insanla, bu yüzden insanı da insanla özdeşleştirir; inanç tanrıyı insandan, bu yüzden insanı da insandan ayırır. zira tanrı insanlığın gizemli cins kavramından başka bir şey değildir, bu nedenle tanrının insandan ayrılması insanın insandan ayrılmasıdır, karşılıklı ortak bağın çözülmesidir.
din, inanç vasıtasıyla ahlaklılıkla, akılla ve insanın yalın hakikat duygusuyla çelişkiye girer; ama sevgi vasıtasıyla tekrar bu çelişkiye karşı koyar. inanç, tanrıyı yalıtır, onu özel, başka bir öz haline getirir; sevgi ise yayar. tanrıyı, sevgisi insan sevgisiyle bir olan ortak bir öz yapar. inanç insanın iç dünyasında, kendisiyle arasını açar, dolayısıyla dış dünyasında da; inancın insan yüreğinde açtığı yaraları iyileştiren ise sevgidir.”
gibi ilginç sözler söylemiş filozof. bunları hegel’den öğrenmiştir muhtemelen. hegel de muhyiddin-i arabi hazretlerinden ne kapabildiyse artık…
tabi bu işler malumatla olmuyor; yaşantı lazım…
ayrıca insanların din, inanç ve iman diye bildiği şey, kör bir kabullenmeden ibaret oluyor. halbuki din evrensel düzenin kuralları yani sünnetullah bilgisi iken, iman onların algılanmasıdır. gerçekte kişi, algılamadığı şeye iman etmiş değildir.
(bkz: iman nedir/#95584600)



