İman ve İnkarBoyutsal KatmanlarCennet ve CehennemibadetKuranNamazPeygamberlerRuhSure, Kıssa ve Mitoloji ÇözümlemeleriTitreşim FrekansıZikir (Titreşim Frekansı)

Öldükten Sonra Yaratıcı İle Kurulacak İlk Diyalog

Evreni sekiz katlı bir bina gibi farz edebiliriz. ancak bu katlar aynı boyut içinde üst üste konumlandırılmış değildir; içten içe açılan boyut katları şeklinde sıralanmıştır. bizim şu an bulunduğumuz yer, zemin kattır. zeminin üstünde yedi kat daha vardır.

bir kimsenin allah’a ulaşabilmesi için yedinci katın tavanına çıkabilmesi gerekir. yedinci katın tavanına çıkan kişi, tüm boyutların bir nevi göğü hükmünde olan arşı seyretmeye başlar. ancak bu noktaya ulaşabilen kişidir ki, ilahi kelamı duymaya hak kazanır.

“ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! biz suçluları işte böyle cezalandırırız” (araf 40)

bakın bu ayette inkarcıların ruhlarının gök katlarını geçemeyeceği bildirilmiştir. dini kaynaklarda inkarcıların ruhları karanlık ve pis kokulu olarak tasvir edilir. bu ifadeyi günümüz diline tercüme edersek, inkarcıların ruhlarının titreşim frekanslarının çok düşük seviyede kaldığını tespit ederiz. zira onlar inkarları sebebiyle peygamberlerin tavsiyelerini kale almamışlar, frekans yükseltici uygulamaları yerine getirmemişlerdir(namaz, zikir). hatta daha da kötüsü tüm benliklerini maddi hayata verdikleri için ruhlarının frekansı madde seviyesi ile eşitlenmiştir.

ruhun gök katlarındaki seyahati ancak titreşim frekansını yükseltmek yoluyladır. zira boyutlar arası fark, zaten titreşim frekansı farkından ibarettir. üst boyutlara çıktıkça titreşim(tesbih) frekansı olağanüstü artmaya başlar. insan ruhu da bu nedenle titreşim frekansını yükselttikçe boyut değiştirir. bu nedenle ruh roketinin yakıtı ancak namaz, zikir ve kuran okumak olmaktadır.

iki boyut arasındaki geçiş tünellerle sağlanır. ruh frekansını yükseltince bu tünellerin karşısına çıktığını, titreşimini arttırdıkça tünellerin kendisine yaklaşıp büyüdüğünü, hatta mağara gibi olduğunu, titreşimini azalttıkça da uzaklaşıp küçüldüğünü, hatta nokta kadar kaldığını müşahade eder.

üçüncü bir gözlemciye göre titreşim frekansını düşüren ruhun büyüklüğü artmakta, titreşim frekansını yükselten ruh ise gittikçe küçülmektedir. elbette bu gözlem tamamen rölatiftir. yoksa ruhun küçüldüğü veya büyüdüğü yoktur. nitekim yedi yer katlarının sakinleri olan cinler için dahi aynı hakikati gözlemleyebilmekteyiz.

birinci kat yerin sakini olan cinlerin rengi kızıla çalmaktadır(düşük frekans) ve her biri neredeyse apartman boyundadır. yedinci yer katının sakinleri olan cinlerin rengi ise mora çalmaktadır ve bir karışlık hatta daha da küçük boyları vardır(yine bir hadiste, cehennem halkından olanların bir dişinin uhud dağı büyüklüğünde olduğu belirtilmiştir. allahümme ecirnâ minennâr).

işte bu nedenlerle ve ayette bildirildiği üzere bir inkarcının ruhu çok düşük titreşim frekansına sahip olduğu için görece devasa iriliktedir ve devenin iğne deliğinden geçmesi nasıl mümkün değilse, o ruhun da boyutsal geçiş kapıları olan tünellerden geçip diğer taraftaki nurani aleme çıkması o kadar imkansızdır.

sonuç: öldükten sonra yaratıcı ile konuşma şerefine nail olacaklar yalnızca iman sahipleridir. diğerlerinin konuşması mümkün değildir.

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu