Allah'ı Bilmek (Marifetullah)Peygamberler

Tanrının Gücünün Her Şeye Yetmemesi

“Allah, hiçbir ilimle malum ve hiçbir hükümle mahkum değildir” demiş tasavvuf büyükleri.

ne demek bu biliyor musunuz?

allah hakkında hiçbir şey bilmiyoruz demek.

bırak senin üç kuruşluk mantık oyununu, onun hakkında herhangi bir söz söylemek bile mümkün değil.

yine o yüzden tasavvuf büyükleri “allah’ı bilenin dili tutulur” demişlerdir. başka tasavvuf büyükleri de “allah’ı bilenin dili açılır” demişlerdir. yani allah’ı bilen kimsenin dilinden sular seller gibi hikmetler dökülür demektir bu.

tabi siz şimdi soracaksınız: “hem allah’ı bilmek hiçbir şekilde mümkün değildir dedin, hem de allah’ı bilenlerden bahsediyorsun. hem bilenin dili tutulur diyorsun, hem de dili çözülür diyorsun. bu ne yaman çelişki?”

allah’ı zatı itibariyle bilmek mümkün değildir. sıfatlarını ise bir parça anlayabiliyoruz. mesela allah alîm’dir(sonsuz bilgi sahibidir) diyoruz. kendi hayatımızda bilmek ve cehalet gibi kavramlara aşina olduğumuz için, allah’ın bilmesinin de ne olduğunu minik de olsa anlayabiliyoruz. onun sıfatlarından kendi hayatımızda karşılığı olmayan bir manayı ise bilmemiz mümkün olmayacaktır. düşünün nümunesini kendi dünyamızda görmediğimiz bilmediğimiz bir ilahi ismi bile zerre gram anlama yetimiz yokken o’nun zatını nasıl anlayalım.

bu anlamda allah’ın zatını bilenin dili tutulurken, sıfatını bilenin dili çözülür. o bizlere sular seller gibi hikmetler anlatır. çelişkinin biri gitti…

allah’ın zatını bilmek mümkün değildir derken de burada aklı kastediyoruz. tasavvuf büyüklerinden kimilerinin kalplerine zat tecellisi olmuştur. güneşin bir kopyasının temiz bir aynaya(kalbe) yansıması gibi düşünün zat tecellisini. bu tecellinin altına giren kimsenin ise artık dili tutulur. zira zat tarife veya kelama gelmez.

ancak şunu da ilave edelim ki, zat tecellisi dediğimiz hakikatin aslı son peygambere verilmiştir ve o allah’ı görmüştür. diğer tüm zat tecellisinden kırıntı kabilinden nasiplenenler, onun gölgesinde oldukları için bunu başarabilirler. zat tecellisi yalnızca son peygambere verilen bir özelliktir. mesela hz. musa allah’ın sesini işitmiş ama zatını görememiştir.

sözün özü, Allah hakkında akıl oyunlarına girişmek, akıl kârı değildir.

isnetus 07.06.2020 21:39

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu