Kimse Ameli ile Cennete Giremez
Bu hadis-i şerifi pek çok kimse bilir. aslında ne dediğini kendi de bilmeden “evet, cennet Allah’ın lütfudur” şeklinde izah etmeye çalışır.
şimdi bu hadisin izahını bir de Abdülkerim Ceyli hazretlerinden dinleyelim:
“Allah-u taâlâ, mücazat cennetinin kapısını, salih amellerden yarattı..
o cennette, oranın ehline: hasib ismi ile tecelli eyledi..
böylece orası, sırf amellerin karşılığı oldu..
Resulullah s.a. efendimiz: “hiç kimse, ameli ile cennete giremez..”
buyurması ile, mevhibeler cennetini murad etmiştir..
mücazat cenneti murad edilmemiştir..
nitekim bu cennet ehli için; Allah-u taâlâ şöyle buyurdu: “insanlar için, yalnız çalışması karşılığı vardır..
çalışmanın karşılığı yakında görülecektir.. sonra.. en bol tarafından
mükafatı verilecektir.. ( 53/39-41 )
hülâsa: bu cennete, ancak salih amellerle girilir.. başka yolu yoktur..
bir kimsenin, salih ameli yoksa, buraya girişi de yoktur..”
bakın ceyli hazretleri hadisin bağlamını nasıl da tespit etti. aynı zamanda birbiri ile çelişkiliymiş intibaı veren ayetlerin aslında nasıl da uyumlu olduğunu gösterdi.
işte günümüz insanları ayet ve hadisleri alakasız ve yetersiz bağlamlarda kullanarak son derece sakat durumlara yol açmaktadırlar. bu tayfayı istediğiniz kadar uyarın, anlamayacaklardır. anlayacak seviyeleri olsa zaten böyle bir şey yapmazlardı.
o yüzden diyorum hep “kuran okumayın, mesnevi okuyun” diye. niçin? çünkü mesnevi bize ayetleri bağlamıyla birlikte ve hikmetiyle beraber sunmaktadır.



