Sanat

23 Aralık 2018 Metin Akpınar’a Soruşturma Açılması

Ne kadar da hüzünlü içler acısı bir durum… yıllardır komedi yapan iki dinozorun hayatlarının sonunu trajediyle geçirmeleri… hem de ne trajedi… güler misin ağlar mısın cinsinden bir iş… tek kanallı tv günlerinden kalma bu besleme “sanatçı(!)-komedyen”ler asıl işlerini bir kenara koyup (çünkü talep yok) siyasi sosyal programlarda düşüncelerini(!) anlatmaya başladılar. aman ne düşünceler(!) aman ne fikirler(!) içip içip güzelleşerek(!) ekranlardan şuur altlarında yatan gizli gerçekliklerini ifşa ediyorlar.

insan bu dinozorlaşmış kart “kokoş”lardan yaptıkları mesleğe dair bir şeyler beklerken, mesela: komedi nedir? komiklik nedir? gülmek nedir? nükte nedir? espri nedir? insan niye güler? gülmeli miyiz? sanat nedir? sanattan ne anlamalıyız? sanatın gayesi nedir? komedi bir sanat mıdır? vesair sorular üzerinden, bunların felsefi anlamları üzerinden, kendilerini ve şu ana kadar yaptıkları işleri ve ülkemizde bu alanda yapılan faaliyetleri kritik eden düşünceler, fikirler, karşılıklı tartışma-düşünce faaliyeti beklerken, bunlar hayatlarının son deminde “tragedia”da rol olmayı seçerek işin kolayına kaçtılar, kaçıyorlar.

bir iki böğürmeyle popüler olacaklarını, gündemde kalacaklarını sanıyorlar.

yaptıkları işte pabuçları dama atılınca yapacakları başka bir şeyleri yoktu zaten. öldüklerinin haftası halkın zihin dünyasından silinen, unutulan, hemencecik unutulmak için 70 yıl gözükmeleri gereken bu besleme “komedyenler”, unutulmamak, halkın nefret hissiyle de olsa hatırlanmak için olsa gerek, boylarını aşan işlere kalkışıyorlar.

kendilerine değer veren, hiç hak etmedikleri halde “sanatçı” diye el üstünde tutan kitle nişantaşı sosyetesi, izmir elitleri değildi oysa… göbeğini kaşıyan, bidon kafalı, kıllı diyerek aşağıladıkları halk idi… kendilerine şan, şöhret sunan, adam yerine koyan büyük halk yığınlarını aşağılamak nereden çıktı? merak ediyor insan… “gerici, yobaz, ırkçı, faşist gergedanlar” diye hakaret ettiği kesim, bunları “insan-adam” yerine koymuştu.

şimdi bıçkın kemalist pozlarıyla, o insanları aşağılamak nereden çıktı?

kesintisiz 7/24 alkol tüketimiyle aydınlandıkları kesin, bunda kuşku yok!.. tabii ki yaşları icabı bu aydınlanma(!) işini de hızlandırmaları gerekiyor, ki “ışıklar içinde” yatabilsinler… tamam, anlıyorum derdiniz “ışıklar içinde” daha önce bu mazhariyete ermiş olanlarla beraber olmak… tamam, ama; “camii duvarına işeyen” durumuna düşmenin de manası ne?.. “ışıklar içinde yatmanın” olmazsa olmazı bu mu?..
-alıntıdır-

isnetus 24.12.2018 04:40

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu