
Vatan İçin Ölen Zavallılar
İnsan vahşi tabiata ait bir canlı türüdür ve tabiatın vahşi kurallarına uymak zorundadır. bir kurt sürüsünün kendi içinde hiyerarşisi ve hudutları idrarla işaretli, bir avlanma bölgesi vardır. eğer başka bir kurt, bu bölgeye girmeye kalkarsa sürü ona ölümüne saldırır çünkü sürünün hayatta kalması için gerekli olan beslenme kaynağı sınırlıdır.
insanoğlu kurttan biraz daha karmaşık bir canlı olduğu için sınırları mayınla veya tel örgülerle belirliyor ama topraklarını savunma yönünden kurtlardan farksızdır hatta savunma sebebi de aynıdır.
insanın kurduğu karmaşık toplum yapısı sebebiyle bazı değişmez kurallar gözden kaçabilir ve bu tür yanlış temelli görüşler peydâ olabilir. askerlik ve savaş karşıtlığı gibi fikirler de aynı derecede sakattır.
insanoğlu yaşadığı devre göre kabileler veya inançlar veya milletler şeklinde ayrışıp birbirleri ile savaşacaktır. bu kesinlikle kaçınılmaz, katı bir gerçekliktir. ne için biliyor musunuz? kıt kaynakları paylaşmak için…
ülke içinde bile bu savaşın düşük ölçekli ve az yoğunluklusu yaşanır. iktidarın nimetlerinden pay kapabilmek için… son tahlilde insanoğlu, bir kaç kemik için birbirine hırlayan köpeklerden pek az farklıdır. bakmayın siz sanat, bilim, falan filana…
not: fakirlerin ölüp, zengin ve güçlülerin çocuklarının tehlikeden uzak olması bir sosyal adalet problemidir, meselenin asıl mahiyetini değiştirmez. eğer, zengin fakir ayrımı güdülmeden herkes cepheye gayet adil bir şekilde gönderilse, o zaman ne yapacaktın? hangi argümanla karşı çıkacaktın?
bu sosyal adalet yoksunluğu da gene insanın aynı hayvani tabiatından kaynaklanıyor. bencillik, hırs vs…Mevlana’nın dediği gibi “hiddet ve şehvet hayvanlık sıfatıdır, insanlık sıfatı değil”. nefsin iki yüzü vardır; bir yüzü köpek, diğer yüzü domuzdur. köpeği ehlileştir!, domuzu öldür! işte o zaman insan olursun…
köpek= gazap, öfke, kavga, def edici kuvveler…
domuz= şehvet, arzu, istek, cezbedici kuvveler…



