
Türkiye’nin rezil bir düzeni vardır.
iktidar olan parti tüm kadrolara liyakat gözetmeksizin yandaşlarını atar; makam ve mevkiler onlar için birer ganimettir. bu da yetmez, kadrolar lüzumsuz yere şişirilir de şişirilir ve yine yandaşlarla doldurulur.
ayrıca toplumu kontrol altında tutmak için geniş bir basın yayın, medya ağı ve orada kemik karşılığı istihdam edilmiş köpekler beslenir. bu köpek sürüsünün başlıca görevi sürekli karşı cenaha havlamak hatta yeri gelince ısırmaktır.
tüm bunlar ne içindir?
gelecek seçimleri garantiye alabilmek içindir elbette.
sonuçta devlet tarafından ulufeleri ödenmesi gereken devasa bir asalak sürüsü peydah olmuştur. vergilerden gelen paranın bunları karşılaması mümkün olmayınca, dolaylı vergiler(ötv, kdv, akaryakıt vergiler vs) salınır.
sonuçta iğneden ipliğe, gariban vatandaşın patatesine, soğanına kadar yansır bu vergiler. hepsi partizan asalakları beslemek içindir.
üretici kesimin, esnaf ve sanayicinin bu vergilerle baş etmesi mümkün değildir. hayatta kalabilmek için mecburen alavere dalavereye başlarlar. milletin ahlakı bozulur. işte çürümüş ve ahlaksız üçüncü dünya ülkeleri bu şekilde ortaya çıkarlar.
yanlış anlaşılma olmasın. bu yazıda hedefim belirli bir parti değildir. türkiye’nin düzeni, akp’den önce de böyleydi. akp devraldığı düzenin üstüne oturup aynen devam ettirdi. iyileştirmek için bir şey yapmadı; yapması de pek mümkün değildi zaten.
o yüzden hep diyorum: gelişmekte olan ülkeler için demokrasi ve çok partili rejim zehirlidir. bu kategori için en uygunu, liberal prensipleri ve gerçek bir serbest piyasa ekonomisi modelini benimsemiş tek parti yönetimidir. eğer tek parti, sosyalist olursa veya sosyalizmin bir alt sürümü olan devletçiliği benimsemişse, o ülke yine batar.
derdimizin devası, kamunun küçültülmesidir. devlet personel olarak şimdikinin üçte birine kadar küçültülmelidir. bu ne demek biliyor musunuz? her üç kamu görevlisinden ikisinin işine son vermek demek…orduyu, polisi, jandarmayı ufaltmak ve makul ölçülere indirmek demek…
var mı bunu yapabilecek babayiğit?
yok.
ne akp ne de başka partiler asla buna cüret edemezler.
eğer muhalif bir parti iktidara geçecek olursa, o da aynı ganimet politikasını izlemekle yetinecektir.
bu düzen böyle gelmiş böyle gider.
gariban vatandaş süründüğüyle kalır.
umarım bir gün bir hz. ömer gelir de çanınıza ot tıkar, be hey zalim büyükbaşlar.
zulmünüzde boğulun.



