Tevhid AnlayışıNefs, Benlik-EgoSevap ve GünahŞuur-Yüksek Şuur-Düşük Şuur

Günahları Engellemek

Evet benim de bu hayattaki en büyük amacım günahları engellemektir.

bununla birlikte zaman bana şu hikmeti dahi öğretmiştir: “bu dünyada kendinden başka kimseyi değiştiremezsin. başkaları ile uğraşmaktan vazgeç. yalnızca kendi nefsin ile uğraş. eğer kendini değiştirmeyi başarırsan, işte o zaman mucize gerçekleşir ve nefsinle beraber alemin de değiştiğini görürsün. nefsindeki değişimin miktarınca çevreyi de değiştirirsin”.

yirmili yaşlardayken böyle düşünmüyordum elbette. o zamanlar siyasi iktidarı ele geçirip, kanun ve polis zoruyla insanları hizaya sokmayı planlıyordum. hatta kemalistlerin hepsini kurşuna dizmeyi bile hayal ediyordum. şimdi bunlar aklıma geldikçe hepsinin çocukça düşünceler olduğunu görüp sadece gülümsüyorum.

tüm bunları bana fark ettirdiği için allah’a şükrederim. ne yazık ki, müslüman camianın büyük bir kısmı hâlâ çeşit çeşit çocukça düşünceler içinde debelenip duruyorlar. koca bebekler olmaktan bir türlü kurtulamıyorlar. adamların tüm hayatı boşa kürek çekmekten ibaret. işin temeli doğru atılmayınca, bina ne kadar yükselirse yükselsin, en sonunda yıkılıyor ve onca emek heba olup gidiyor.

“şirk koşarsan amelin boşa gider”

bu ne demek biliyor musunuz?

gerek kişisel gerekse toplumsal faaliyetler tümüyle tevhid(lâ ilâhe illallâh) ilkesine göre planlanmalıdır. yani bilinç olarak tüm evreni ve varlığı ve insanlığı kuşatacak bir şuur genişliğine ulaşmalı ve ondan sonra yeryüzünde faaliyette bulunmalısın. aksi takdirde kısmi görüş, kısmi bakış açıları ve kısmi doğrularla yaptığın işler bir müddet sonra elinde patlayacaktır. işte şirk(kısmi, cüzi, parçalı bakış açısı) bu yüzden en büyük cürümdür; çünkü bütünsel bakış açısına yükselemediysen, verdiğin onca emek sonunda boşa çıkacaktır.

evet tevhid(birleme) dediğimiz ilke, gerçekte tüm antitezleri aşıp(dışarda hiçbir şey bırakmadan) varlığı kuşatacak, kucaklayacak bir şuur genişliğine ulaşmak iken, müslümanlar bu yüce prensibi bile, “o kâfir, bu kâfir” yaftalamaları ile zorbalığa ve asmalı kesmeli ilkelliklere dönüştürmüşlerdir. bunu nasıl başardıkları ise muammadır.

isnetus30.03.2023 12:10 ~ 12:41

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu