Otobiyografi
Bugün bazı yönetmenlerin ve oyuncuların hayatını inceliyordum. şu tarihte doğdu, şu okulları okudu, şu işleri yaptı ve şurada öldü…
herkes böyle…
herkes bir şeyler yapıyor, sonra ölüp gidiyor…
içim karardı bir an…ben böyle olmak istemiyordum…ben ölmek istemiyordum…
nedir bu işin yolu diye kalbime sordum. bana meseleyi şu şekilde açıkladı:
“her doğan ölecektir, her var olan bir müddet sonra yokluğa karışacaktır. o hayat hikayelerini okuduğun şahıslara dikkat et! her biri cüzi ve birimsel bir varlığa sahip. o şekilde eser vermişler, ünlü olmuşlar. ancak cüzi varlıklarıyla ünlü olmaları, değerli olmaları onların afetleri olmuş.
eğer sen ölmek istemiyorsan, cüzi varlığını aş, evrensel şuur mertebesine çık. sakın ola ki, beşeri varlığınla, cüzi varlığınla, birimsel varlığınla ortaya çıkmaya çalışma; bilinme, tanınma…yoksa sen de ölürsün! evrensel şuur mertebesindeki halinle bilinmende ise beis yoktur. o noktada her halükarda zaten ölümsüzsün”.



