Hz. Musa vaktiyle tur-u sina’ya çıkmak ve allah ile konuşmak için hazırlanmaktadır… israiloğullarından biri gelir ve der ki, ‘‘ey musa, allah’a söyle, ben yaşlandım artık, dağdan odun getirmeye takatim kalmadı. allah bana bir eşek versin, şu yaşlı kuluna merhamet etsin”.
“tamam” der hz. musa ve tur-u sina’ya çıkınca allah’a mesajı iletir: “yaşlı kulun senden bir eşek ister ey rabbimiz” der. allah da der ki, “söyle o kuluma, komşusuna iki tane eşek vermem için dua ederse, ona bir eşek vereceğim”.
musa a.s. döndüğünde yaşlı adama cevabı iletir. eşek isteyen kul bunu duyunca, ‘‘komşuma iki tane eşek haa! hayatta istemem, dua da etmem, eşeği de istemiyorum” der.
not: insanlık birbirine bağlı bir aile gibidir. diğer insanlar acı çekerken bizim de huzur bulmamıza imkan yoktur. bu nedenle diğer insanların da mutluluğunu her daim gözetmemiz gerekir; kim olursa olsun ve her ne olursa olsun…elimiz yetişemese de kalbimiz yetişir. en azından kalbimizde böyle bir temenni ve niyet bulunmalıdır.
benim böyle bir niyet içinde olmam, hayatın gerçeklerini inkar edeceğim anlamına gelmiyor. evet ben böyle bir niyet içindeyim, ancak savaş çıksa ve ben askere alınsam, bana verilen vazife her neyse onu yapmaktan çekinmezdim; ama her zaman “allah’ım bana mahlukatına zulüm ve eziyet etmeyi nasip etme” diye de dua ederdim.



