
Turuncu İphone 17 Pro Max Kullanan Erkek
Gayet ucuz, sıradan ve yerli bir telefon aldım.
işimi görüyor mu görüyor!
bitti…
bir takım materyallere olmadık anlamlar yükleme gayretkeşliği, insanoğlunun ağır sapmalarından biridir.
illa çantaya(kadınlar), saate, cep telefonuna, arabaya bir takım anlamlar yükleyecek, onları statü sembolü yapacak ve toplumdan kendini ayrıştıracaktır.
bundan sonrası ise daha vahim…toplumun fakir ve düşkünleri dahi bu uydurma değer yargısını benimseyecek ve o şeylerin peşinden koşmaya başlayacak, yemeyip içmeyip edinmeye çalışacak, sonra da çevresine karşı bunu bir üstünlük göstergesi olarak sunacaktır.
aslında eşyalar burada gayet masumdur. insan, ihtiyacına ve imkanlarına göre herhangi birini edinebilir. bunda beis yoktur. problem, insanların onları çevrelerine karşı üstünlük taslamakta kullanmasıdır(diğer yandan, kişinin üstünlük taslama hırsı miktarınca ezikliği var demektir. bu da madalyonun diğer yüzüdür. eziklik-üstünlük diyalektiğini aşan kimse olgun insandır).
ilk üstünlük taslayan iblis idi malumunuz. bu ahlakın nereden kaynaklandığına iyi dikkat edelim. olgun insan, cumhurbaşkanı ile çöpçü arasında fark gözetmez. dış yüzde onlara statüsüne göre davransa bile(düzeni bozmamak için), iç aleminde asla birini yüce diğerini sefil olarak görmez. “hepimiz kuluz” der geçer.
bu noktada bir hakikat ehlinin sözünü nakledelim:
“bir söz ki söylemesen de olur, söyleme…bir iş ki yapmasan da olur, yapma”.
peki bu kuralı umursamaz ve çiğnersek ne olur?
kafayı ve kalbi bulandıracak, kirletecek ifrazat(fazlalık, çöp) üretmiş oluruz.
netice itibariyle, anahtar kavram ihtiyaçtır. ihtiyaç için edindiğin hiçbir şeyden sorumlu olmazsın. ihtiyaç dışı olarak fazladan aldıkların ise sırtına ve kalbine kurşun ağırlığında yüktür. belki de bir semerdir.



