Şuara Suresi’ndeki İnanılmaz Mantık Hatası
Dinin suretinde kalmak böyle bir şey işte. hem avamın inananları(!) hem de o avam inancının inkarcıları surette çakılı kalmışlardır.
dinde misaller verilir ve bizden o misallerin hakikatine intikal etmemiz beklenir. kabukla uğraşmamız değil, içindeki inciye ulaşmamız istenir. eğer bunu beceremezsek ebedi bir safsata kısır döngüsüne hapsoluruz. zira akıl alemi, zıtlar alemidir. hangi görüş olursa olsun, onun mutlaka bir zıttını, antitezini üretmek mümkündür.
iman dediğimiz olgunun hakikati, tüm akıl oyunlarını aştığımız anda başlar. o anda da basiretimiz aydınlanır ve görmeye başlarız. ancak kör olanın değneğe(delil ve ispata), o da çaresizlikten, ihtiyacı olur. o değnek de ne kadar iş görür belli işte.
geçin bunları…kusur bulmak için bakarsanız, istemediğiniz kadar bulursunuz. şüpheyle tereddütle değil, sırf anlamak, idrak etmek için bakmalı. samimi olan kimse, eninde sonunda doğruyu bulacaktır.



