
Bedir
Peygamberlerin efendisine ve onun temiz âlinin ve ashâbının hepsine salât ve selâm olsun! arka arkaya gelen kıymetli mektûplarınız bizleri çok sevindirdi. oraya giden bulunmadığı için, herbirine ayrı ayrı cevap gönderilemedi. affınızı dilerim.
mîr dâvut ile gönderdiğiniz mektup geldikden sonra, bir sabah namazından sonra kardeşlerimizin arasında oturmuştum. isteyerek veyâ istemeyerek sizi düşündüm. eskiden kalanlardan görülebilenlerin de yok olması için ve his olunan karanlıkların ve bulanıklıkların giderilmesi için çalıştım. hilâl şeklindeki kemâliniz, tâm bedr hâline geldi. hidâyet güneşinde bulunanların hepsi bu tam ay üzerinde göründü. öyle oldu ki, aranılan ve umulan kemâllerden, verilmedik hiçbiri kalmadı. kabın alabildiği kadarı dolduruldu. bundan sonra, yavaş yavaş daha da alır. bu hâlin âlem-i misâldeki görüntüsü, uzun zaman karşımda kaldı. böylece, doğruluğu iyice anlaşıldı.
bundan dolayı allahü teâlâya hamd olsun! bu nimete kavuşacağınızı, daha önce gördüğünüz bir rüyâ haber vermişti. bu kavuşmayı çok istiyordunuz. allahü teâlâya hamd olsun ve şükür olsun ki, size karşı olan borcumu tamamen ödemiş oldum. sözümü yerine getirmiş oldum. bu kemâle uygun olarak, tâliplere çok faydalı olacağınızı ve oralarda, çöllerde bulunanların bile, mübârek varlığınızla nûrlanacaklarını ümit ederim.
ara sıra çalışmanızda gevşeklik olduğunu yazıyorsunuz. aşırı kabz hâlinin buna sebep olduğu görülüyor. sizin kabz hâliniz, çok ve uzun sürdüğü için bundan hâsıl olan durgunluk da uzun sürmektedir. bununla berâber, ibâdetleri yapmak ve vazîfeleri yerine getirmek için kendinizi zorlayınız! (246. mektup, mektubat-ı rabbani)



