21 Mart 2016 Reza Zarrab’ın Abd’de Tutuklanması
Başkalarının acılarından keyif duymak insan olana yakışmaz. yanlış yapan sonuçlarına katlanır elbet, orası ayrı bir mevzu; ama bizim niyetimizi ve bakış açımızı korumamız gerekiyor.
niyetini temiz tutmayı beceremeyen, bakış açısını “iyi-güzel-doğru” eksenli ayarlamayı başaramayan kimseler, tasavvufta “kalp tasfiyesi” diye bilinen makamı elde edemezler.
halbuki kainat bize bakış açılarımıza göre muamele eder. matemli gözlerle bakana, bütün kainat ağlıyor gibi gözükür. sevinçle bakana da bütün ağaçlar , yapraklar dans ediyor intibâı verir.
yani aslında ne yapıyorsak kendimize yapıyoruz da, haberimiz yok.
eski ümmetlerden birinde, dervişin biri yolculuk esnasında bir dağın yanından geçiyormuş. içinden “keşke şu dağ kadar altınım olsaydı da, ihtiyaç sahiplerine dağıtsaydım” diye geçirmiş. Allah o devrin Peygamberine vahyetmiş “git o kuluma söyle, kendisine dağ kadar altın dağıtma sevabı verdim” buyurmuş.
yani demem o ki, insanlar yanlış yapabilir; beşer şaşar. tabii yanlışlarının da bedelini öderler, ödemek zorundadırlar. ama bu bizim onlara empati yapmamıza ve sıcaklık göstermemize, elimizden ufak da olsa bir yardım geliyorsa yapmamamıza engel değildir. en azından hoş temennilerde bulunabiliriz.



