17 Mart 2015 Kehaneti
-Astroloji denen şeyin bir gerçekliği var mıdır?
-evet vardır
-o halde her işimizi müneccimlere danışarak yapalım.
-hayır yapma öyle bir şey.
-neden? sen kendin dedin, gerçekliği vardır diye.
-astroloji kâdim bilgilerdendir lakin kesinliği yoktur ve spekülasyona, saptırmaya çok müsait bir yapı arz eder.
-nasıl yani?
-mesela, bir avuç fasulyeyi yere saçarsan, fasulyelerin dağılımından bile bazı öngörüler yapılabilir. çünkü kainatta tesadüf diye bir şey olmadığından, fasulyeler rasgele değil belirli bir yönde dağılıma uğrayacaklardır. bu o anda evren üzerindeki baskın mananın dizilime tesir etmesi şeklindedir.
sen eğer gerekli hassasiyete, sezgiye ve bilgiye sahipsen o dağılımı yorumlayabilirsin. gezegenlerin, yıldızların dahi yorumu aynı minvaldedir.
ancak burada önemli husus şudur ki, elde ettiğin bilgilerin bir kesinliği yoktur. doğruluk derecesini bilmen mümkün değil. netice itibariyle yaptığın bir ilim değil, spekülasyondur.
dolayısıyla bu işlerle uğraşmak malayani ve boş işler kabilindendir.
günümüzdeki vaziyet ise daha vahimdir.
insanların bir şeylere inanma ihtiyacını sömüren, maddi kazanca çeviren, onları boş tesellilerle avutan düzenbazlar ve şarlatanlardır bu tayfa.
aklı olan insan, medyumlardan, cinci hocalardan, astrologlardan, spritüalistlerden, yogacılardan ve bilumum benzerlerinden uzak durur ve kuran’ın tavsiyesini tutar.
“sizden hiçbir ücret istemeyenlere uyun. onlar doğru yoldadırlar.”(yasin 21)



