Hiçbir insanı yargılamaya hakkımız yoktur. en geniş ölçekte evrensel düzen, kim neyi hak ediyorsa ona hak ettiğini zaten verecektir. bu evrensel adaletin işleyiş tarzını bizim cüzi aklımız almayabilir ve dolayısıyla herkesin yaptığı yanına kâr kalıyor zannına kapılabiliriz. ancak bu doğru değildir. böylesi bir zan bizim basiretimizin kapalı olduğunu gösterir sadece.
devlet ve onun kanunları da evrensel düzenin yeryüzüne düşmüş bir gölgesi ve bir yansıması olarak adaleti tesis etme sürecinde müdahildir. ancak burada kritik nokta, kanunların evrensel düzenle uyum içinde olma zorunluluğudur. kanun yapıcılar basiret sahibi olmalıdır velhasılı kelam. aksi takdirde adaletten söz edilemez.



