Sonu Gelmeyen Evrende Kendini Bir Şey Sanan İnsan
İnsanoğlunun çok sık düştüğü yanılgılardandır. “evren, insan aklının alamayacağı bir genişlikte ve boyutlardadır. şu koskoca dünyamız aleme nispetle bir bakteri mesabesinde bile değildir, biz neyiz ki?”
bu alemin insan aklını karartacak denli devâsâlığı olsa olsa onun var edicisinin kudretine delalet eder veya resme bakarak ressamı tanımak minvalinde onun yaratıcısına şuurumuzu intikal ettirir.
ancak elbette insan bu alemden üstündür. çünkü ben bu alemi inceliyor üzerinde tefekkür ediyor ve sırlarını kurcalıyorum. ya alem ne yapıyor? o da beni tetkik edebiliyor mu? hayır! çünkü şuuru yok.
insanoğlunun bir şeyi bilmesi ona bir nevi o şey üzerinde tahakküm ve tasarruf gücü verir. yani ben bir şeyi bilince, o artık bir nevi benim denetimime girer. (zaten bu yüzden Allah’ı bilemiyoruz)
o halde bu alem benim hanemdir, bana bir bahçe, bir bostandır. bir süs balığı için bir metreküplük akvaryum yeter ama insan için böylesi bir kainat lazımdır. çünkü insan marifetullah(Allah’ı bilme ve tanıma, bilemeyeceğini bilme) için yaratılmıştır. aklını, kalbini alem üzerinde tefekkürle keskinleştirsin ki sonra asıl gayeye doğru yol alabilsin. evren sınırlı olsaydı insanoğlu son derece ahmak bir varlık olur, bir işe yaramazdı.



