Nefs, Benlik-EgoCennet ve CehennemGüzel Ahlak vs Kötü Ahlak

Deistlerin Cennete Girme İhtimali

Arkadaşım sen bu cennete girme olayını çok yanlış anlamışsın.

tahtında oturan bir tane tanrı var. etrafında melekler pır pır uçuşuyor. insanları sunuyorlar bu tanrıya tek tek. tanrı da artık keyfine göre hüküm kesiyor.

– niye emrimi dinlemedin lan. ben sana alkol almayacaksın demedim mi?

– ama tanrım hayat çok zordu benim için. biraz rahatlamaya ihtiyacım vardı. sen de biliyorsun neler çektim dünyada. o yüzden azıcık idare etsen olmaz mı beni sevgili tanrım. aslında seni içten içe ne çok sevdiğimi bilirsin. yap bi güzellik.

– he he he…tamam lan. bu kıyağımı unutma ama. melekler! silin lan bunun günahlarını, götürün cennete…

– (gururlu bir gülümseme ile) sağ ol tanrım. seni çok seviyorum.

ben bayağı bir karikatürize ettim ama insanların büyük çoğunluğu buna benzer bir din algısına sahip.

cennete girişin ne olduğunu anlamak için önce cennetten düşüşün ne olduğunu bilmek lazım.

bildiğimiz üzere madde, enerjinin yoğunlaşmış halidir. enerji yani nar yani ateş…bir de enerjinin de ötesinde yer alan çok daha yüksek titreşim frekansına sahip nur boyutu vardır. oranın zaman algısı da fizik kuralları da çok başkadır. buranın simetriğidir belki…orada ağaçların kökü yukarda, dalları ve meyveleri aşağıdadır. ırmaklar da yukarıya doğru akar. şelaleler yukarıya doğru dökülür. oranın varlıkları da eksi kiloludur.

cennetin daha da ilginç bir yönü vardır. oradaki her varlık, her yapı, her unsur birbirinden ayrı olamayıp tümleşiktir. her şey monobloktur orada. her şey nurdan yapılmıştır ve tek kristal yapı gibi bütünleşiktir. (jet motorlarının tek kristal döküm türbin kanatçıkları gibi. bu konu cennetin yapısına iyi bir misaldir. öğrenmenizi tavsiye ederim)

böyle bir ortamda elbette ego yoktur. egonun olmadığı yerde de herhangi negatifliğin, çatışmanın olması elbette söz konusu değildir. yine ego yokluğu yüzünden cennette düşünce ve irade de yoktur. onların tüm ihtiyaçları otomatik olarak karşılanır. bir diğer deyimle allah onların velisi olmuş, tüm işlerini kendi üzerine almıştır.

cennetteki yasak ağaç tabiat zulmetine örnek olsun diye yaratılmış bir ağaçtır. tabiat zulmeti veya karanlığı cennetteki herhangi bir yapının aksine çok düşük titreşimli bir meyveye sahiptir. o ağacın meyvesini yiyen kimsenin derhal titreşim frekansı düşer ve şuur olarak büyük bir iniş yaşar.

ilk hissedeceği kendinin ayrı bir varlık olduğu ve bedenidir. tabiat yani düşük titreşimli enerji ortamının yasaları gereği şuur kendini beden ile kayıtlamış durumdadır. egonun doğuşudur bu. ayrıca ruhun ana yapıya entegre olma, bütünleşme eğilimi artık tabiat seviyesinde şehvet, cinsellik olarak kendini ortaya koyar. bu da onlara ayıp yerlerinin görünmesidir. ruhtaki bütünleşme eğilimi bedenlerin bütünleşmesi haline dönüşmüştür ve libido(yılan) ortaya çıkmıştır. (hz. ebubekir ve mağaradaki yılanı hatırlayınız. cennetin kapıcısı hz. ebubekir’dir. meleği ise rıdvan’dır. rıdvan’ın dahi yılan veya ejderha olduğu rivayeti vardır eski kaynaklarda)

ayrıca dünya hayatında ego nedeniyle çatışmaların, kan dökmenin ve her çeşit kötü ahlakın(kin, kibir, intikam, düşmanlık, haset, iftira, zina vs…) doğacağını da belirtelim, ki bu kötü ahlak cehennemin de özüdür. ego ise cehennemin ta kendisidir. bu bahis uzundur, anlayışınıza bırakıyorum…

cennetten dünyaya düştük peki tekrar nasıl yükseleceğiz cennete? elbette düşüş sürecini tam tersine çevirerek.

oruç tut ki, yasak ağacın meyvesini yemekten el çekmiş ol(tüm dünya yemekleri tabiat karanlığı içerirler).

ilim, tefekkür, zikir ve namaz ile meşgul ol ki, miracını yaşayasın ve dünya denilen karanlık zindandan, vahşi ortamdan, sanal gerçeklikten çıkasın.

yılanı anka kuşuna dönüştür ki seni cennetlere taşısın.

tüm bu çalışmaları yapmadığı halde cennet uman kimse, gerçeklerden habersizdir ve sonu da hüsrandır.

isnetus 16.05.2020 12:24 ~ 12:31

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu