
Kurban Kesmenin Mantığı
Allah kainatı insan, insanı da kendisini tanıması için yaratmıştır. yaradılış amacı yüzünden insana verilen istidat sair canlılarla kıyas kabul etmeyecek kadar yüksektir. insan bütün zıtları kendinde toplamıştır.
bedeni itibariyle hayvan, nefsi itibariyle şeytan, ruhu itibariyle melektir. istidatının yüksek olması işte bu birbirine zıt unsurları şahsında meczetmesinden kaynaklanır.
1. bedeni terbiye,
2. nefsi tezkiye(paklamak)
3. ruhu tasfiye(nurlandırmak)
ister. bütün bu işlemleri yapabilirse “insan-ı kamil” yani “olgun insan” olur ve yaratılmasından gaye olan marifetullahı(Allah’ı tanıma) tahsil eder. olgun insan olma yolunda en önemli mücadelelerden biri bedene karşı verilir.
beden otomat vasfında, içgüdü ve dürtü mertebesinde bir şuura sahiptir ve herhangi bir memeli hayvandan farkı yoktur. bedenin dürtüleri akıl, mantık veya bilinçlendirme yoluyla terbiye edilemezler çünkü öyle bir seviyesi yoktur. bedene tıpkı hayvan terbiyecilerinin hayvana yaklaştığı gibi yaklaşmak lazımdır.
aç bırakma(oruç), tekrarlı ameller(vakit namazları, zikir) beden terbiyesinde önemli rol oynarlar. bu amellerden uzak olanların bedenleri hiçbir zaman ehlileşmez, vahşi olarak kalır ve nefsleri azgın, ruhları kararmış duruma düşerler.
işte bütün bu izah edilen süreçlerin sonunda müslümanın bedeni, ruhun nurları altında temizlendiği ve vahşi tabiatını tamamen kaybettiği zaman hayvanlık vasfını yitirir. bir nevi ölmüş olur. bu hale gelen müslüman, bedenini ruh önünde kurban etmiş olur. hatta bu olayı rüya olarak görmesi muhtemeldir.
islam dini kuru bir bilgi değil baştan başa varoluşa katılmak ve yaşantıdan ibaret olduğu için, bahsedilen hâle düşen müslüman zahirde de aynı işlemi yapmak yani bir hayvanı kurban etmek durumunda kalacaktır. işte kurban kesmenin hikmeti benim anlayabildiğim kadarıyla budur.
her bilenin üstünde bir bilen vardır. en iyi bilen Allah’tır.



