Eleştiri 2
“Eleştiri, ikinci sınıf zihinlerin ürünüdür. birinci sınıf zihinler, çözüm üretir”(hardy’nin “bir matematikçi’nin savunması” eserinden)
ikinci sınıf zihinlere dikkat edin, asla ortaya doğru düzgün bir şeyler koyamazlar. siz bir şey ortaya koyana kadar miskin miskin beklerler. ondan sonra birden cevvalleşir ve eleştiri salvosuna başlarlar.
klasik tasavvuf lisanıyla söyleyeyim: “bin tane nefy, bir tane ispat etmez”. yani kendi zannınca da olsa karanlığa(!) saatlerce sayıp sövebilirsin, ama onların hiçbiri bir tane mum yakma etkisine sahip değildir.
bunlar kendi içindeki kavgayı bitirememiş ve dışa yansıtan, yansıtmak zorunda kalan insanlardır. kendi içinde öfke ile dolu olan adam, dış planda kavga etmek için bahane arar. elbette zevahiri kurtarmak için suret-i hak kılıfına büründürecektir kavgasını. yoksa kimse, “ben aslında içimdeki karanlığı ve cehennemi kusuyorum” demez.
çözüm odaklı çalışan zihinler müspet hareket ederler. kimse ile bir dertleri yoktur. kendi yollarında giderler. kendi yollarında giderken onlara musallat olanlara ise ancak yakalarını kurtaracak kadar karşılık verirler.
son söz: yakacak mumu olmayanın karanlığa sayıp sövmekten başka seçeneği kalmaz. karanlığa sövmenin ise karanlığı artırmaktan başka bir etkisi olmayacaktır. belki de onun sövdüğü karanlık, karanlık bile değildir; yalnızca zannındaki karanlığa sövüyordur; ne de olsa yarasaya her yer karanlıktır…



