Rüya:
Yüksek bir apartman katındayız. yanımda bir arkadaş var. üç kız bizi ziyarete gelmişler. hem arkadaşım hem de ben beyaz atletleyiz. altta ise bermuda gibi bir şey var. kızları böyle ev hali ile kabul etmemiz biraz tuhaf kaçıyor.
arkadaş kızlara çok ciddi olmak lazım falan deyince kızlar korkuyor. ben arkadaşın omzunu sıkıyorum, niye korkutuyorsun kızları anlamında. biraz muhabbet etmek için onları yan odaya alıyorum. koltuklardan yastıklar düşmüş yerlerde… oda biraz dağınık. kızlara “buyurun oturun, oda biraz dağınık kusura bakmayın, bekar evi işte” diyorum.
“size kahve yapayım” diyorum ama önce kızlarla biraz muhabbet edeyim. kızlardan biri “yolda gelirken hadiseleri duymuşsunuzdur(veya duyduk). ne yapmayı düşünüyorsunuz. memlekete mi döneceksiniz?” diye soruyor.
ben işaret parmağımı kaldırarak:
“bir…her ne olursa olsun, isterse dünyanın yarısı yıkılsın, çok da endişelenmemek lazım. bu dünya sahipsiz değil. hakîm olan zattan elbette boş iş çıkmaz” diyorum. uyanıyorum…
not: biz elbette hayatta karşımıza çıkacak her türlü hadise için elimizden geleni yapar ve gücümüz yettiğince tedbir alırız. ancak ötesini Allah’a havale eder geçeriz. endişeye gark olmak, panik yapmak bizim işimiz değildir. dünyanın halini, sahibi kimse o düşünsün. bize ne!
bu ölçüyü pek çok kimse bilmez ve sonunda olayların ağırlığı altında ezilir gider. kendi felaketine davetiye çıkartır. bu dünyanın yükünü omuzlarına yükleyip kendine zulmetme dostum. o yükü sen kaldıramazsın.



